menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çerçeve Yasa sadece gündelik siyasetin aracı mıdır? (2)

30 0
14.08.2026

Türkiye, İran’dan Mekke Paktı’na, “Terörsüz Türkiye” sürecinden Kürt meselesine kadar bölgesel dengelerin yeniden kurulduğu kritik bir dönemeçten geçiyor. Asıl soru ise Ankara’nın kendi bölgesel oyununu mu kurduğu, yoksa başkalarının şekillendirdiği bir denklemin içine mi sürüklendiği.

              Önceki yazıyı, “Kuşkusuz meseleye dış politika ve çevremizdeki gelişmeler açısından bakınca da ortaya birçok tartışma başlığı çıkabilir. Bir sonraki yazıya onları da ele alırız.” cümlesi ile bitirmiştim. Kaldığımız yerden (iç siyasetteki tartışmalara geri dönmek üzere) devam edelim.

Malum, Türkiye açısından ideal durum; zayıf ve parçalanmış bir İran değil, öngörülebilir ve bölgesel sisteme entegre edilmiş bir İran olarak tasvir edilir.

O halde, başta Mekke Paktı gibi anlaşmalar ve giderek tartışmasız bir hale bürünen Türkiye-ABD ilişkileri, Kasımdaki ABD seçimlerine kadar süreceğini artık herkesin kabul ettiği ABD’nin saldırıları gibi etmenleri üst üste koyduğumuzda; İran’ın çözülmesi, Türkiye’nin doğu sınırında güvenlik boşluğu, büyük göç hareketleri, Irak’ta yeni çatışmalar, Kafkasya’ya kadar uzanan bir istikrarsızlık coğrafyası yaratmayacak mı?..

Türkiye evet, ABD ile de Rusya ile de; İran ile de Suudi Arabistan ile de; Suriye ile de Bağdat ile diyalog kurabiliyor, diyalog geliştirebiliyor. Bu durumda soru ise şu:

Türkiye bu ilişkilerinin de yardımı ile bölgede kendi oyununu mu kuruyor yoksa biraz kendiliğinden, biraz çeşitli büyükelçilerin fantazilerine dayanan, biraz da İsrail saldırganlığının zorunlu kıldığı yeni bölgesel şekillenmelerin içine çok da enine boyuna düşünmeden adeta balıklama dalıyor........

© Ekonomim