menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kafkaslarda barışın inşası

38 0
12.05.2026

Ermenistan’da Paşinyan’ın göreve gelmesi, ilişkilerde yeni bir hava esmesi için fırsat yaratmışa benzemektedir. Paşinyan bölgede barışın kurulması için üç ülkenin, yani Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan’ın iyi ilişkiler geliştirmelerinin şart olduğunu gören bir kişidir.

 Yumuşayan ilişkiler sayesinde Ermenistan’dan Türkiye’ye kalkan uçak sayısında hissedilebilir bir artış sağlanmıştır. Keza Türkiye’ye karşı azaltılan savunma tedbirlerine tahsis edilen paranın ülkenin iç işlerinde kullanılarak refahın artması da muhtemelen söz konusu olmuştur.

              Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Erivan’da Avrupalı liderlerin toplantısına katılması gerçekten cesaret verici bir gelişme olarak değerlendirilmelidir.  Hatırlanacağı gibi, bu toplantıya sadece devlet veya hükümet başkanlarının katılmasının öngörülmesine rağmen, Türkiye için özel bir uygulama yapılarak cumhurbaşkanı yerine yardımcısının katılmasına imkan sağlanmıştır. Türkiye Cumhurbaşkanı’nın toplantıya katılmayı arzulamaması sanıyorum anlaşılabilir bir tutumdur, böylece Ermenistan’ın bazı uygulamalarının onaylanmadığı anlatılmak istenmiştir. Buna karşılık Cevdet Yılmaz gibi yüksek düzeyde bir temsilcinin gönderilmesinin, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesine her yönüyle gayret gösterildiğinin bir nişanesi olarak değerlendirilmesi doğru olacaktır. Evet, Türkiye Azerbaycan’ı gücendirmeden Ermenistan’la daha iyi ilişkiler kurmayı istemekte, bu suretle Avrupa Birliği ile arasındaki muhtelif anlaşmazlık konularından birinin daha sona ereceğini ümit etmektedir.

 Büyük Ermenistan hayali ve kaybolan diyalog

Ermenistan’ın Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını kazanması sonrasında Türkiye bu ülkeyi hemen tanımışsa da ikisi arasında ilişki kurulmadığı gibi, hiçbir zaman dostane bir hava da esmemiştir. Bilindiği üzere, Ermeni Anayasası’nda ülkenin Türkiye yönünde yayılmak istediğine dair hükümler yer almaktaydı. Bununla beraber, ilk dönemde göreve gelen Ter Petrosyan hükümeti Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak istemiştir. Türkiye’nin bu girişime tepkisi yavaş olmuş, Ermenistan ile gelişecek ilişkilerin ülkemizin Ermenistan anayasasında yer alan hükümleri anlayışla karşıladığı şeklinde yorumlanmamasının nasıl sağlanacağı değerlendirilirken, bu sefer Ermenistan hükümeti değişmiş ve göreve Serj Serkisyan ve Robert Koçaryan ekibi gelmiştir. Bu zevat, kendilerinin bu yöndeki düşünceleri bir yana,  zannedersem bir yandan Ermeni diasporasının diğer yandan her zaman Türkiye için sorun yaratmaktan keyif alan ve isimlerini zikretmeyi uygun bulmadığımız ülkelerin etkisinde kalarak Büyük Ermenistan düşüncesine, başka bir ifade ile Ermenistan’ın komşularından toprak talep etmesi ilkesine geri döndü. Bu ikili sadece daha zayıf bir Türkiye arzulayan........

© Ekonomim