Türk şirketleri için uluslararası ticari yaptırımlara uyum neden önemli?
Türkiye, uluslararası yaptırımların doğrudan hedefi olmasa da Türk şirketleri ve kişiler bu yaptırımlardan etkilenmeye devam ediyor. ABD yaptırım listelerinde "Türkiye" kategorisinde yer alan kişi ve şirket sayısı Mart 2025 itibarıyla 321'e ulaşmış durumda. Yaptırım listesinde yer alan şirketlerin, ağırlıklı olarak elektrik-elektronik ve makine ekipman sektörlerinde faaliyet gösterdiğini belirtmekte fayda var. Ancak risk yalnızca bu sektörler ile veya ABD yaptırımlarıyla sınırlı değil.
ABD’nin yanı sıra, Birleşik Krallık ve AB yaptırım otoriteleri de Türk şirketlerini yakından izliyor. Türkiye Cumhuriyeti; ABD, Birleşik Krallık ve AB yaptırımlarını resmi olarak tanımıyor olsa da uluslararası ticaret yapan her şirketin bu yaptırımları ciddiye alması gerekiyor. Zira yaptırımlar, doğrudan Türk şirketleri hedef almasa bile dolaylı yollarla Türk şirketlerini etkiliyor ve Türk şirketlerin yaptırım listelerine alınması veya mal varlıklarının dondurulması gibi sonuçlarla karşılaşmasına neden oluyor. Bir şirketin iş ortaklarından biri doğrudan ya da dolaylı olarak yaptırım listesinde yer alıyorsa, ihracat yaptığı coğrafya yaptırım bölgelerinden biri ise ya da yaptırımların dolanılması amacıyla tasarlanan bir ticarete dahil ise, Türk şirketler de yaptırım riskiyle karşı karşıya kalabiliyor.
ABD Ticaret Bakanlığı’nın yayımladığı yaptırımlar ve ihracat kontrollerine ilişkin dokümanlarda, Rusya ve İran yaptırımları ile ilgili olarak özellikle Türkiye, Dubai, Türkmenistan, Kazakistan, Azerbaycan, Ermenistan, Pakistan, Dubai ve Umman gibi ülkelerdeki ticaretin ABD’nin kontrole tabi ürünlerinin yeniden ihracat lokasyonu olarak dikkat çektiği not edilmiştir. Dolayısıyla Türk şirketlerinin bu ülkelere ilişkin bir ticaretinin olması, yaptırımlar ve ihracat kontrolleri açısından diğer ticaret lokasyonlarına göre daha yüksek risk ihtiva etmektedir. Buna ek olarak, sözleşmelerde USD........
© Ekonomim
