menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kredi kısıtları: El çek ilacımdan tabip

2 0
yesterday

 Merkez Bankası yıllardır bankalara kredi büyüme sınırı uyguluyor. Üstelik bu kısıtlar giderek daha sert hale geliyor. Yani kredi büyüme sınırları devamlı düşürülüyor. En son 23 Mayıs 2026’da yapılan daraltma ile kredi büyüme sınırları kredi faiz oranının oldukça altına düştü. İşte bu son düşüş sanayinin finansmanı açısından özellikle riskli. Neden peki? Açıklayalım.

Öncelikle kredi kısıtları ile ilgili en temel iki gerçeğin altını çizelim. Birincisi normal şartlar altında bir ekonomide kredi sınırı olmamalıdır. İkincisi Türkiye’de kredi sınırları mevcut konjonktürde -makul ölçüler içinde- gereklidir.

Eğer bir ekonomide göreli fiyatlar doğru oluşmuşsa, yani kur, enflasyon ve faiz piyasayı temizleyen bir seviyedeyse, kimse fazla kredi vermez veya gereksiz kredi almaz, çünkü bunun maliyeti vardır. Ancak göreli fiyatlar bozulmuşsa, o zaman kredi sınırlarını ve -bu sınırların kısmen telafisi olduğunu varsaydığımız- teşvikli kredi paketlerini vb tartışmaya başlarız.

Merkez Bankası’nın hazırladığı reel kur endeksine göre son yıllarda TL döviz karşısında düzenli olarak değer kazandı fakat mallar karşısında da düzenli olarak değer kaybetti. Yani göreli fiyatlar bozuluyor. Bu nedenle uygulanan kredi sınırları enflasyonla mücadelede bir anlam kazanıyor. Nedir o anlam? Bu konjonktürde kredi sınırları enflasyonun yükselmesini engelliyor fakat düşmesini de sağlamıyor. Enflasyon yıllardır........

© Ekonomim