Sadece Dünya’da değil, uzayda da eşitlik yok
Bugün NASA’nın aktif 38 astronotunun 15’i kadın. Avrupa Uzay Ajansı’nda ise 11 aktif astronotun yalnızca üçü kadın. Bu tablo yalnızca uzay programlarını değil, bilim ve teknoloji dünyasının genel fotoğrafını da yansıtıyor.
Neil Armstrong’un 1969’da Ay’a attığı o ünlü adımın üzerinden neredeyse 60 yıl geçti. İnsanlık bugün yeniden Ay’a gitmeye, hatta Mars’a ulaşmaya hazırlanıyor. Ancak uzay yarışının hikâyesine biraz daha yakından bakıldığında, bu büyük teknolojik ilerlemenin içinde uzun süre görünmez kalmış başka bir gerçek de ortaya çıkıyor: cinsiyet eşitsizliği.
Uzaya çıkan ilk insan 1961’de Yuri Gagarin’di. İlk kadın astronot ise iki yıl sonra, 1963’te Valentina Tereşkova oldu. O günden bugüne uzaya giden insan sayısı 600’ü aşmış durumda. Ancak bu astronotların yalnızca yaklaşık yüzde 12’si kadınlardan oluşuyor. Bugün NASA’nın aktif 38 astronotunun 15’i kadın. Avrupa Uzay Ajansı’nda ise 11 aktif astronotun yalnızca üçü kadın. Bu tablo aslında yalnızca uzay programlarını değil, bilim ve teknoloji dünyasının genel fotoğrafını da yansıtıyor.
Uzaydan bakınca sınırlar yok
Astronotların en sık anlattığı deneyimlerden biri, Dünya’ya uzaydan bakarken yaşadıkları farkındalık. Yukarıdan bakıldığında ülkeler, sınırlar ve ayrımlar görünmüyor. Tek bir gezegen görülüyor. Ama o gezegene geri dönüldüğünde gerçek farklı. Bilim, mühendislik ve teknoloji alanlarında kadınların temsili hâlâ........
