menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

COP31’e giderken, Türkiye ile Hindistan arasındaki fark

31 0
15.04.2026

Hindistan, 2028’de düzenlenecek COP33’e ev sahipliği yapma niyetinden vazgeçti. Ülke, küresel liderlik rolünden çok ulusal çıkarı, kalkınma ve enerji güvenliğini öne çıkarıyor. Türkiye ise COP31’e giderken tam tersine, kalkınma hakkı ile iklim eylemini karşı karşıya koymayan; enerji güvenliğini, yeşil sanayileşmeyi, iklime dirençli şehirleri ve uygulama kapasitesini aynı çerçevede buluşturan bir rol tarif ediyor.

Hindistan, Aralık 2023’te Dubai’de düzenlenen COP28 sırasında, 2028’de yapılacak COP iklim zirvesine ev sahipliği yapmayı teklif etti. Bu adım, özellikle başarılı G20 zirvesinin ardından, küresel iklim yönetişiminde liderlik rolü üstlenme niyetinin bir işareti olarak görüldü. Ancak aradan geçen sürede hem küresel iklim diplomasisinin dengesi değişti hem de Hindistan’ın kendi öncelikleri... Bunun sonucunda Yeni Delhi yönetimi, COP33’e ev sahipliği yapmanın kendisini ulusal çıkarlarıyla çelişebilecek bir pozisyona sürükleyebileceğini düşünerek hedeften geri adım attı.

İklim liderliği kalkınmaya engel mi?

Bu noktada asıl mesele, iklim ile kalkınma arasında bir tercih yapmak değil, kalkınmanın nasıl bir model üzerine kurulacağını yeniden düşünmek. Fakat özellikle gelişmekte olan ülkeler açısından bu dengeyi kurmak giderek daha fazla zorlaşıyor. Yeni Delhi de, son dönemde Paris Anlaşması’nın özellikle gelişmekte olan ülkeler açısından adil işlemediğini daha yüksek sesle dile getiriyor. Hindistan’a göre ekonomik büyüme, sanayileşme ve yaşam standartlarının yükseltilmesi hâlâ temel öncelik. Bu nedenle ülke, iklim gündeminin yalnızca emisyon azaltımı ekseninde şekillenmesine mesafeli yaklaşıyor. Hindistan’ın itiraz ettiği başlıklardan biri de 1,5 derece ve 2 derece gibi sabit sıcaklık hedeflerinin mutlak öncelik haline getirilmesi. Yeni Delhi, gelişmekte olan ülkeler için uyum kapasitesinin, dayanıklılık yatırımlarının ve kalkınma hakkının en az azaltım kadar önemli olduğunu savunuyor. Hindistan bu kararı, yalnızca bir zirveye kapıyı kapatmak olarak değil, ulusal çıkar, enerji güvenliği, kalkınma hakkı ve küresel iklim sorumluluğu........

© Ekonomim