Anadolu Grubu "100 yıl sonra var olmanın" hesabını bugünden yapıyor
İklim krizi; suya erişimden tarımsal üretime, tedarik zincirinden enerjiye kadar işin devamlılığını belirleyen temel risklerin başında geliyor. Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Süleyman Yazıcı bu nedenle başarıyı yalnızca finansal büyüklükle değil, dönüşüm kapasitesiyle tarif ediyor: "Kararlarımızı yalnızca 'Bugün ne kazandırır?' sorusuyla almıyoruz. 'Bu işi 10, 20, 30 yıl sonra da sürdürebilecek miyiz?' diye bakıyoruz."
Bir gram daha az ambalaj, bir bardak daha az su, yüzde 1 daha az enerji… Tek başına bakıldığında küçük görünen rakamlar, milyarlarca ürün, binlerce mağaza ve milyonlarca tüketiciyle çarpıldığında bambaşka bir anlam kazanıyor. Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Süleyman Yazıcı’nın sürdürülebilirliğe yaklaşımının merkezinde de tam olarak bu “ölçek etkisi” var.
İklim krizi; tarımda üretim koşullarını, gıda ve içecekte suya erişimi, perakendede tedarik zincirini, otomotivde ise teknolojiyi değiştiriyor. Dolayısıyla sürdürülebilirlik, şirketler açısından çevresel hedeflerin ötesine geçerek işin devamlılığı ve rekabet gücü meselesine dönüşüyor.
75 yılı geride bırakan Grubun önündeki hedef yalnızca 100. yılı görmek değil. Yazıcı’nın ifadesiyle amaç, “100 yıl sonra da var olabilmek.” Bu bakış, Anadolu Grubu’nun 2035 vizyonunda büyümenin tanımını da değiştiriyor: Başarı artık yalnızca finansal büyüklükle değil; karbonu, suyu ve kaynak kullanımını ne kadar dönüştürebildiğiniz ve bu dönüşümü ekosisteminize ne ölçüde yayabildiğinizle de ölçülüyor. Yazıcı’nın yorumları şöyle:
Önümüzdeki 10 yıl bütün işleri değiştirecek
“Bizim temel bir hedefimiz var: Nesiller boyu sürdürülebilir olmak. 75. yılımızı geride bıraktık. Bizim için önemli olan yalnızca 100. yılımıza ulaşmak değil, 100 yıl sonra da var olabilmek. Önümüzdeki 10 yılda bütün işlerimizin dönüşeceğini öngörüyorum; ancak bunun niteliği sektörden sektöre farklı olacak. Tarım, gıda ve içecekte iklim riski doğrudan tedarik ve üretim sürekliliği meselesi. Perakendede dönüşüm, mağazaların enerji tüketiminden raftaki ürünün nasıl üretildiğine, gıda kayıplarından tüketici tercihlerine kadar uzanıyor. Otomotivde ise elektrifikasyon ve mobilite teknolojileri belirleyici olacak. Gıda perakendeciliği ve içecek, işimizin yüzde 90’ından fazlasını oluşturuyor; dolayısıyla sürdürülebilir gıda ve su bizim için hayati. Anadolu Isuzu’da elektrikli araçların satışlarımızdaki payını önümüzdeki beş yılda yüzde 25’e çıkarmayı hedefliyoruz.........
