Suyun yüzde 79’u tarımda kullanılıyor
Bundan önce, ilk Ulusal Su Planı 2019 yılında yayımlanmış ve 2019-2023 dönemini kapsıyordu. Geçen 5 yılda su ile ilgili gerekli yatırımlar yapılmadığı, su verimliliği sağlanamadığı için, kuraklığın da etkisi ile hem tarımda hem de kentlerde su sorunu ciddi boyutlara ulaştı.
Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri(DSİ) Genel Müdürlüğü ve ilgili tüm kurumlar bugüne kadar suyun yüzde 70-77’sinin tarımda kullanıldığını söylerdi. Yeni yayımlanan Ulusal Su Planı’nda suyun yüzde 79’unun tarımda kullanıldığı bilgisine yer veriliyor. Bu veri, tarımda su kullanımının arttığını gösteriyor. Elbette en önemli soru şu; bu yüzde 79 oranındaki su ne kadar verimli kullanılıyor?
Bu sorunun yanıtı Ulusal Su Planı’nda var. Tarımdaki su verimliliği yüzde 52. Yani suyun yüzde 48’i bitkiyle buluşamadan kaybediliyor.
Ulusal Su Planı (2026-2035) Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak 14 Mart 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.
Yürürlüğe giren Ulusal Su Planı, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini de dikkate alarak, suyun başta temiz, yeşil ve döngüsel ekonomi ve yeşil dönüşüm olmak üzere sürdürülebilir kalkınma temelinde verimli kullanımını sağlamayı hedefliyor. Plan, kirletici baskı ve etkileri azaltmak, su kalitesini iyileştirmek, su ve atık su altyapısını güçlendirmek için bütüncül ve sürdürülebilir çözümler sunan 8 hedef, 31 strateji ve 141 eylemden oluşuyor.
Bundan önce, ilk Ulusal Su Planı 2019 yılında yayımlanmış ve 2019-2023 dönemini kapsıyordu. Geçen 5 yılda su ile ilgili gerekli yatırımlar yapılmadığı, su verimliliği sağlanamadığı için, kuraklığın da etkisi ile hem tarımda hem de kentlerde su sorunu ciddi boyutlara ulaştı. Tarımda su kısıtlama programlarına geçildi. Kentlerde su kesintileri yaşandı.
Yeni yayımlanan ve 10 yıllık (2026-2035) dönemi kapsayan Ulusal Su Planı’nda uzun uzadıya geçmişte hazırlanan anma pek de uygulanmayan eylem planlarından, stratejik belgelerden, kalkınma planlarından, 4. Tarım ve Orman Şurası’ndan, 5 yıl önce yapılan 1. Su Şurası’ndan detaylı olarak söz ediliyor. Bu kadar çok plan, belge hazırlanırken, yüzlerce eylem belirlenirken bunların uygulamaya geçirilmemesi bugün yaşanan sorunların temel kaynağını oluşturuyor. Türkiye’de eylem planları, strateji belgeleri ve benzeri dökümanlar çok iyi hazırlanıyor. Fakat bunların çoğu uygulanmıyor. Sorunlar da belli çözümler de. Bunu uygulayacak irade lazım.
Havza bazlı yaklaşım yaygınlaştırılmalı
Su Politikaları Uzmanı Dursun Yıldız’ın tespitlerine göre; Ulusal Su Planı, Türkiye’de su yönetiminin stratejik yol haritasını belirleyen bir politika dokümanıdır. Planın temel amacı: su kaynaklarının miktar ve kalite açısından korunması, sürdürülebilir su yönetiminin sağlanması, iklim değişikliğine uyum stratejilerinin geliştirilmesi, su kullanımında verimliliğin artırılması, havza bazlı yönetim yaklaşımının yaygınlaştırılmasıdır.
İklim değişikliğinin etkisi yıkıcı olacak
İklim değişikliğinin su kaynaklarına etkisinin ele alındığı Ulusal Su Planı’nda, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmaya atıfta bulunularak özetle şu değerlendirmeye yer veriliyor: “2015-2100 projeksiyon döneminde mevsimsel ve yıllık ölçeklerde ortalama sıcaklıklarda ciddi artışlar yaşanması beklenmektedir. Yüzyılın sonuna kadar ortalama sıcaklıklarda 6 dereceye kadar artışlar beklenmekle birlikte, ülkemizin doğu ve güneydoğusunda artışların diğer bölgelere göre 1-2 derece daha fazla olması öngörülmektedir. Türkiye genelinde yağışlarda beklenen değişimler bölgesel farklılıklar gösterse de toplam yağışlarının yüzde 10 oranında azalması beklenmektedir. Özellikle Ege ve Akdeniz kıyıları ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde, yağış miktarlarında yaklaşık yüzde 30 oranında azalma ile birlikte daha sık ve uzun süreli kuraklık olaylarının yaşanması beklenmektedir. Buna karşılık, kuzey bölgelerde özellikle Doğu Karadeniz'de toplam yağış miktarında ve aşırı yağış olaylarının sıklığında artış, ardışık kurak gün sayısında ise 15 güne varan yükselişler beklenmektedir. 2030 yılına kadar ortalama sıcaklıkların mevcut duruma kıyasla 1,75 derece artması beklenmektedir. Bu dönemde kullanılabilir su potansiyelinin 90,9 milyar metreküp........
