menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Doğrudan yatırıma her zamankinden çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde…”

88 0
17.04.2026

Türkiye’de zaman zaman ekonomik sorunların büyük ölçüde geride kalmasını sağlayacağı varsayılan atılımlar gündeme getirilir.

Örnek mi; birkaç yılda bir yastık altındaki altını ekonomiye kazandırmak için yoğun(!) çalışmalar yapılır. Bu çalışmayı yapanlar da gayet iyi bilir; Türk halkı, özellikle kadınlar hem tasarruf amacıyla tuttukları, hem ziynet olarak kullandıkları altını değil verip karşılığında bir kağıt parçası almak, o altını koklatmaz bile. Ama olsun, ara ara bu konudaki niyet ortaya konulur.

Örnek mi; ne zaman döviz ihtiyacı kendini iyice gösterir, üretim ve ihracat akla gelir, o zaman da “Doğrudan yatırımları niye artırmıyoruz, yabancılara yeni teşvikler verelim de gelip Türkiye’de yatırım yapsınlar” şeklinde özetlenebilecek bir düşünce hakim olur. Bu düşünce gündeme gelir gelmeye de gereği pek yapılamaz. Yabancıyı Türkiye’de yatırıma ikna etmenin yolunun yalnızca ekonomik avantaj sağlamaktan geçtiği sanılır, oysa beklenen çok daha başkadır ama onları yapmak da pek işe gelmez.

2000 yılından bu yılın şubat sonuna kadar olan dönemin doğrudan yatırımlarına ilişkin verileri tablo ve grafikte görüyorsunuz.

Tartışmasız gerçek şu; net doğrudan yabancı yatırım giderek geriliyor ve bu gidişle bir süre sonra negatife dönerse hiç şaşırmamak gerek.

Doğrudan yatırımın net tutarını bulurken nasıl bir yöntem mi izliyorum:

Yurt dışı yerleşiklerin ya da yabancıların Türkiye’deki toplam doğrudan yatırımları ile yurt içi yerleşiklerin dışarıdaki yatırımları belli. Ama bu yatırımların bir kısmı gerçek anlamda doğrudan yatırım sayılmaz, hele hele bir kısmı yatırım bile sayılmaz. Örneğin gayrimenkul alımları. Toplam tutardan........

© Ekonomim