menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Peki ya O olmasaydı?..

31 0
previous day

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun. Peki bu ne anlama geliyor? Mustafa Kemal 106 yıl önce Türkiye Büyük Millet Meclisini açarken, Cumhuriyeti ilan ederken, 23 Nisan’ı çocuk bayramı ilan ederken aklından ne geçiyordu?

O, devletimiz ve milletimiz için ne istiyordu, vasiyeti neydi?“Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da milli egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.”Binlerce yıllık devlet geleneğini ve bir asrı aşan meclis deneyimini “Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir” ilkesi temelinde sonsuza kadar yaşatmak yediden yetmişe hepimizin en büyük ve en asil görevi olmalıdır.

Mustafa Kemal, ülkemizin geleceğini çocuklara emanet ederken, keşke öğretmen olsaydım derken, geleceğin en büyük teminatının iyi yetişmiş çocuklar olduğuna vurgu yaparken, onca yoksulluğa rağmen ülkenin dört bir yanını okullarla donatırken, inandığı tek şey vardı, o da, yeni neslin farklı olması gerektiğiydi.

Yeni nesil, cumhuriyetin değerleriyle yetişecek ve demokrasiyi, hukuk devletini, bilimi, milli ve manevi değerleri, sonuna kadar yaşatacaktı.

Rahmetli Demirel’e bir programımızda “Sürekli Cumhuriyet, Cumhuriyet diyorsunuz da Cumhuriyet nedir?” Sorusu yönetilmişti. O da “Cumhuriyet benim, sizsiniz, hepimiz demiş ve eklemişti:” Cumhuriyet olmasaydı ne bir köylü çocuğu olan ben Başbakan, Cumhurbaşkanı olabilirdim ne de sizler bu sıralarda oturuyor olurdunuz…”

TBBM’de kürsünün hemen arkasında Atatürk’ün “Milli Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir” ifadesi yer alır. Bizlere düşen de cümlenin hakkını vermek ve binlerce yıl sonra gelen bu kazanımlarımızı sonsuza dek korumak olmalıdır!..

Mustafa Kemal Atatürk’ü, yeterince tanımadıkları için çok farklı ithamlarda bulunanlar hep hep oldu. Olmaya da devam edecek.

Onu sevenler, uydurma senaryo yazanlara kızma yerine, yakın tarihimizi bire bir onlara anlatmalılar. İşte o zaman eminiz ki, onlar da bu yanlışlarından döndürecektir! Tıpkı aşağıdaki satırları okuduklarında, ona kızma yerine saygı duyacakları gibi:

“Meclis’in açılış günü normalde 21 Nisan Çarşamba idi ancak mübarek gün olması nedeniyle 23 Nisan Cuma günü açılmasına karar verildi.Hacı Bayram Camii'nde kılınan Cuma namazından sonra, Meclis'in önünde dualar okunup kurbanlar kesildikten sonra Mustafa Kemal, kırmızı-beyaz kurdeleyi bir makasla kesti ve dualarla Meclis'e girildi. Meclis salonunda tahta okul sıraları vardı…”


© Eğitim Ajansı