Enflasyon kıskacında sektörel denge: 2023- 2025 bilanço analizi
Türkiye ekonomisi, 2023-2025 döneminde yüksek enflasyon baskısı, değişen para politikaları ve buna bağlı olarak şekillenen makroekonomik dengelenme adımlarının damga vurduğu tarihsel bir süreçten geçti.
Bu üç yıllık dönem, reel sektör şirketlerinin finansal tablolarında hem yüksek nominal büyümelere hem de enflasyon muhasebesinin uygulanmasıyla birlikte ortaya çıkan reel bilanço gerçeklerine sahne oldu. TÜİK ve TCMB iş birliğiyle yayımlanan Sektör Bilançoları verileri, reel sektörün yüksek fiyat artışları ve artan finansman maliyetleri karşısında nasıl bir uyum sağladığını, hangi sektörlerin direnç gösterdiğini ve makroekonomik koşulların kârlılıklar üzerindeki baskısını net bir şekilde gözler önüne seriyor.
Makroekonomik zemin ve TÜFE dinamikleri
Dönemin makroekonomik zeminini anlamak için tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) seyri ve dinamikleri dikkate almak büyük bir önem taşımaktadır. 2023 yılında yıl sonu TÜFE artışı d,77 (12 aylık ortalamalara göre S,86) seviyesinde gerçekleşirken, uygulanan parasal sıkılaşma ve kademeli dezenflasyon programının etkisiyle bu oran 2024 sonunda D,38’e (X,51 ortalama), 2025 yılında ise 0,89’a (4,88 ortalama) geriledi. Enflasyonun tepe noktasından itibaren kademeli olarak düşüşe geçişi, şirket bilançolarında uzun süredir devam eden nominal yanılsamanın dağılmasına, stok karlarının erimesine ve şirketlerin esas faaliyet kârlılıklarının gerçek yüzüyle ortaya çıkmasına yol açtı.
Lokomotif sektörler: İmalat ve ticaret
Sektörel bazda inceleme yapıldığında, Türkiye ekonomisinin amiral gemisi konumundaki imalat sektörü, tüm yıllarda aktif büyüklük, öz kaynak ve net kâr liderliğini açık ara korumayı başardı. 2023 yılında 11,7 trilyon........
