Piyasaların gündemi: Savaş, petrol ve PPK
Hem Ortadoğu hem piyasalar tam anlamıyla yangın yerine döndü. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısı sonrası çatışmaların bölgeye yayılması tüm dünyanın ana gündemi durumunda. Yapılan her açıklama, her haber akışı fiyatlamalar üzerinde anında etkili oluyor.
Küresel anlamda hisse senetleri piyasalarında satışlar hızlandı, petrol fiyatları hızla yükseldi. Borsa İstanbul, geçen hafta yüzde 7,18 geriledi, 2 haftalık kayıp yüzde 12’ye ulaştı. Bölgenin petrol ve doğalgaz arzının önemli bir kısmını karşılıyor olması ve enerji ticaretinin sekteye uğraması Brent türü petrolün varil fiyatını cuma günü 94,5 dolara kadar taşıdı. Böylece petrol fiyatlarında aybaşından bu yana yaşanan yükseliş yüzde 35’e ulaştı. Petrol fiyatlarındaki hızlı tırmanış bir taraftan küresel enflasyon kaygılarını artırırken diğer taraftan Türkiye gibi petrol ithalatı yapan ülkelerin cari işlemler dengesi üzerinde baskı yatabileceği endişelerini öne çıkıyor.
Ekonomi yönetimi teyakkuzda
Petrol fiyatlarındaki hareketliliğin ardından ekonomi yönetimi geçen hafta akaryakıt fiyatlarında eşel mobil sistemini yeniden devreye aldı. Sistem, 2 Mart günü baz alınarak, bu tarihten itibaren bazı petrol ürünlerinin fiyatı artarsa, artış tutarının yüzde 75’ine kadar bu ürünlerin ÖTV’sinin indirilmesi suretiyle uygulanacak. Örneğin, söz konusu ürünlerdeki fiyat artışının 10 lira olması halinde, bu tutarın sadece 2,5 lirası piyasa fiyatına yansıyacak, geri kalan 7,5 lira ise vergiden karşılanacak. Böylece, yüksek miktarda bütçe gelirinden feragat edilerek enflasyonla mücadele önceliklendirilmiş, akaryakıt ve LPG fiyat artışlarının piyasaya sınırlı yansıması sağlanmış olacak.
Ekonomi yönetimi artan jeopolitik risklerin enflasyonla mücadele programını sekteye uğratmaması için gelişmeleri yakından takip ettiklerinin mesajını veriyor.
Beklentiler tersine döndü
Bu hafta içeride Merkez Bankası’nın yapacağı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı yakından takip edilecek. 12 Mart’taki PPK toplantısına yönelik faiz kararı beklentileri savaş sonrasında tamamen değişti. Savaştan önce Merkez Bankası’nın bu ayki toplantısında politika faizinde indirime gideceğine kesin gözüyle bakılıyordu. İndirim beklentileri ise 50 ile 100 baz puan arasında değişiklik gösteriyordu. Ancak patlak veren savaş ve petrol fiyatlarındaki hızlı artış faiz indirimi beklentilerini ortadan kaldırdı. Merkez Bankası geçen hafta artan gerginlik sonrası likiditeyi sıkılaştıran adımlar atmış ve fonlama faizi yüzde 37’den yüzde 40’a yükseldi. AA Finans’ın 38 ekonomistin katıldığı beklenti anketinde, katılımcıların 37’si, Merkez Bankası’nın mart ayında politika faizinde herhangi bir değişikliğe gitmeyeceğini öngördü. Ankete katılan yalnızca bir ekonomist ise politika faizinde 50 baz puanlık sınırlı bir indirim yapılabileceği tahmininde bulundu.
Bu sonuçlara göre ekonomistlerin mart ayına ilişkin beklentilerinin medyanı, politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit bırakılacağı yönünde oluştu. Merkez Bankası, ocak ayında faiz oranını 100 baz puan düşürerek yüzde 38 seviyesinden yüzde 37’ye çekmişti.
Gözler petrol fiyatlarında
Savaş ile ilgili her gelişme bu hafta da fiyatlamalar üzerinde etkili olacak. Özellikle petrol fiyatlarındaki artışın devam etmesi halinde tansiyonun yüksek kalmaya devam edeceği düşüncesi hakim. Petrol fiyatlarında yaşanacak olası bir geri çekilmenin borsada tepki alımlarına neden olabileceği ifade ediliyor. Geçen hafta artan döviz talebi sonrasında Merkez Bankası’nın 12-13 milyar dolarlık döviz sattığı tahmin ediliyor. Yine döviz talebinin sürüp sürmeyeceği piyasalar tarafından takip edilecek. Borsa İstanbul tarafında, 12 bin 800 puanın üzerine çıkılamaması halinde endeksin 12 bin 400- 12 bin 500 desteğini test edebileceği söyleniyor. Savaşta tansiyonun düşmesi ya da petrol fiyatlarındaki artışı durduracak bir gelişme halinde yukarı yönlü sert hareketlerin yaşanabileceğine dikkat çekiliyor.
