menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye siyaseti, ekonomi ilişkisi ve şirketlere tavsiyeler

12 0
24.06.2026

Türkiye’de 2026 ikinci yarısına girerken siyasi risk artık yal­nızca seçim takvimiyle sınırlı de­ğildir. Şirketler açısından temel mesele; siyasi kararların kur, faiz, kredi erişimi, tahsilat performan­sı, kamu ödemeleri, regülasyonlar, vergi politikası ve yatırım iştahı üzerindeki etkisidir.

Siyasi belirsizlik arttıkça İşlet­melerde bilanço yönetiminde bü­yümeden önce nakit, marjdan ön­ce tahsilat, yatırımdan önce fi­nansman güvenliği öne çıkar.

Bugünkü siyasi risk haritası

A. İç siyaset ve yargı gerilimi

CHP içindeki yargı kaynaklı kriz ve muhalefet liderliği tartışması, piyasalar açısından “kurumsal ön­görülebilirlik” meselesine dönüş­müştür. Bu tablo, seçim tarihinden bağımsız olarak risk primini yük­sek tutabilir.

Erken seçim / Anayasa tar­tışması

2028 genel seçimleri takvimsel ana eşiktir; ancak siyasi tansiyon ve anayasal tartışmalar erken se­çim ihtimalini sürekli gündemde tutabilir.

Erken seçim ihtimali tek başına olumsuz değildir. Asıl risk, seçim sürecinin yüksek kamu harcama­sı, ücret artışı, kredi genişlemesi ve kur baskısıyla birlikte yürütül­mesidir.

AB ve hukuk devleti algısı

AB ile hukuk devleti ve yaptı­rım tartışmaları, Türkiye’nin dış finansman maliyetini ve Avrupa merkezli yatırımcı algısını etkile­yebilir.

-Euro cinsi finansmana erişim­de risk primi artabilir.

-AB müşterileri tedarikçi risk değerlendirmelerinde daha seçici davranabilir.

-Uzun vadeli yatırımcılar hu­kuki öngörülebilirliği daha fazla sorgular.

-İhracatçı şirketler için sözleş­me, teslimat ve ödeme garantileri daha kritik hale gelir.

Çözüm süreci / güvenlik po­litikası

PKK’nın silah bırakması ve ya­sal reform süreci ilerlerse iç gü­venlik riski azalabilir, bölgesel yatırım iştahı artabilir ve Türki­ye’nin risk primi açısından pozi­tif bir kanal açılabilir. Sürecin dur­ması veya güvenlik geriliminin artması ise ters etki yaratır.

Pozitif senaryoda Doğu ve Gü­neydoğu yatırımları, lojistik, ener­ji, inşaat ve tüketim kanalları des­teklenir.

Negatif senaryoda güvenlik har­camaları, sınır ötesi riskler ve jeo­politik prim artar.

Jeopolitik konum: NATO, Rusya-Ukrayna, İran ve enerji

Türkiye’nin NATO içindeki stratejik rolü artarken, Orta Do­ğu ve Karadeniz kaynaklı riskler enerji fiyatları, navlun, emtia ve dış ticaret kanalı üzerinden şirket bilançolarına yansır.

Türkiye siyaseti artık sadece iç politika değildir; enerji ithala­tı, savunma sanayi, lojistik kori­dorlar, turizm ve ihracat pazarla­rı doğrudan dış politikaya bağlıdır.

Senaryo 1 — Baz senaryo: Kontrollü siyasi gerilim, ekono­mi programında devam

Olasılık: Orta-yüksek Zaman ufku: 2026 ikinci yarı – 2027 Tanım: Siyasi gerilim devam eder; ancak sistemik kopuş yaşanmaz. Seçim tartışmaları sürer, fakat ekonomi yönetimi dezenflasyon programı­nı tamamen terk etmez. TCMB sıkı duruşu korur, faiz indirimleri yavaş ve veriye bağlı olur.

 Yönetim kurulu aksiyonları

1.Nakit koruma: En az 3–6 ay­lık sabit gideri........

© Dünya