menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Petrol, altın ve CDS üçgeninde yeni denge arayışı

9 0
25.03.2026

Yeni ekonomik rejim – jeo­politik fiyatlama çağı.

2026 yılı Mart ayı itibariyle küresel ekonomi klasik konjonk­türel dalgalanmalardan farklı, daha kırılgan ve çok katmanlı bir risk yapısına evrilmiş durumda. Artık ekonomik göstergeler yal­nızca büyüme, enflasyon ve faiz üzerinden değil; doğrudan jeopo­litik gerilimlerin finansal ve reel sektör üzerindeki etkileri üze­rinden okunuyor.

İran–ABD–İsrail hattında ar­tan gerilim, enerji arz güvenliği, küresel ticaret akışları ve finan­sal risk algısını eş zamanlı etkile­yerek, piyasaları üç temel göster­ge üzerinden yeniden şekillendi­riyor:

-Petrol fiyatları (arz ve mali­yet şoku)

-Altın fiyatları (risk algısı ve likidite davranışı)

-CDS primleri (ülke risk fi­yatlaması)

Bu üçlü artık yalnızca piyasa göstergesi değil; küresel ekono­minin stres haritasıdır.

Petrol: Arz şoku ve enflasyonun tetikleyicisi

1.1 Güncel durum ve fiyat di­namikleri

Mart 2026 itibariyle Brent petrol fiyatı 80–100 dolar ban­dında dalgalanırken, piyasanın ana hikâyesi arz tarafında yo­ğunlaşmış durumda. Hürmüz Boğazı, küresel petrol arzının yaklaşık ’sinin geçtiği kri­tik bir geçiş noktasıdır. İran kay­naklı olası bir müdahale, günlük 6–10 milyon varillik arz riskini gündeme getirmektedir.

Bu durum, petrol fi­yatlarını yalnızca eko­nomik bir değişken ol­maktan çıkarıp, doğru­dan jeopolitik bir varlık haline getirmiştir.

1.2 Petrolün makro zinciri

Petrol fiyatındaki ar­tışın etkisi doğrusal de­ğil,........

© Dünya