menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir ressamı 20 maddede okuma kılavuzu

23 0
27.06.2026

Bir ressamı tanımanın en doğru yolu tablolarının önünde durmak, bakmaktan bıkmamak ve o bakışın sizi nereye götürdüğüne ses çıkarmadan izin vermektir. Ben de bu yazıda bir ressamı okuma denemesi yapacağım.

Böylesi harika bir gazetede bir “ressamı okuma dene­mesi” yapacağım. Bunun kültür hayatımıza çok şey kataca­ğını hayal ediyorum.

Bir ressamı tanımanın en ko­lay yolu, onun hakkında yazılan­lara bakmaktır. En doğru yolu ise tablolarının önünde durmak, bakmaktan bıkmamak ve o bakı­şın sizi nereye götürdüğüne ses çıkarmadan izin vermektir. Ben de bu yazıda bir ressamı okuma denemesi yapacağım. Bir kıla­vuz. Motif resimleri ve desenle­riyle son dönemlerde çok önde olan sanatçılardan aynı zaman­da akademisyen Esra Yıldırım’a bakacağız.

Esra Yıldırım, doçent ünvanı­na sahip aynı zamanda. Yıldırım hem üretiyor hem de öğretiyor. Ressam Yıldırım'ın tuvalleri, ka­dın figürleri ile Anadolu motifle­rinin — kilim geometrisi, çini çi­çeği, dantela deseni — öylesine iç içe geçtiği bir evren kurar ki nere­de figür biter, nerede desen baş­lar, söylemek güçleşir. Bu güçleş­me bir karışıklık değil, sanatçının bilinçli tercihidir: Beden kültü­rel bir metne, motif ise kimliğin ta kendisine dönüşür. Bu tarzı da onun resimlerini okuma nokta­sında ona bakana heyecan verir. Ben de burada bir deneme yapa­cağım. 20 maddelik bir deneme. Başlayalım.

Motiflerin ardındaki ses: 20 maddede Esra Yıldırım

Elinizde tuttuğunuz bu kıla­vuz, o evrene girmenin 20 farklı kapısını aralıyor. Akademik bir şerh değil, bir eşlik; hızlıca ge­çip gitmek için değil, yavaşlamak için yazıldı. Çünkü Yıldırım'ın tablolarının istediği de tam ola­rak budur: Biraz zaman, biraz ses ve bakmaktan bıkmayan bir göz.

1 Önce seyredin, sonra bakın

Esra Yıldırım'ın bir tablo­sunun karşısına geçtiğinizde ilk refleksinizi frenleyin. "Bu ne?" sorusunu biraz erteleyin. Tablo sizi çekiyor mu, itiyor mu, ikisi de mi? O ilk his kaybolmadan not edin — çünkü Yıldırım'ın resim­leri düşündürmeden önce hisset­tirir.

2 Figürü değil, figürle dese­ni birlikte arayın

Tablolarındaki kadın figürle­ri sizi doğrudan karşılamaz. Ki­lim şeritleri arasından, çini çi­çeklerinin kıvrımları içinden, motif katmanlarının gerisinden bakıyorlardır. Hangisi ön planda, hangisi arka planda — bunu bi­lemezsiniz. O belirsizlik bir hata değil; resmin tam ortasıdır.

3 "Desen mi yüzü taşıyor, yüz mü deseni?" diye sorun

Bu soruyu sorsanız ve yanıt ve­remezseniz, tam doğru yerdesi­niz; tablosunu anlamaya başla­mışsınızdır. Yıldırım'ın resimsel stratejisi bu soruyu yanıtsız bı­rakmak üzerine kuruludur. Be­lirsizlik bir eksiklik değil, bilinçli bir estetik pozisyondur.

4 Rengi bir duygu olarak okuyun, isim olarak değil

Mavi gördüğünüzde "mavi" demeyin; neye benzediğini his­sedin. Uzak mı, sakin mi, soğuk mu, sonsuz mu? Kırmızı gördü­ğünüzde de öyle... Yıldırım'ın pa­letinde renkler birer duygu mi­marisidir — her tablo kendi iç ik­limini bu renklerle kurar.

5 Anadolu motiflerini dekor saymayın

Kilim geometrisi, çini çiçeği, dantela — bunlar bir tablo içinde süs değildir.........

© Dünya