menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye merkezli şirketin Almanya’daki faaliyetleri ve çifte vergilendirme riski

10 0
31.03.2026

Türkiye’de fa­aliyet göste­ren bazı şirketler, Almanya’da ayrı bir şirket kurma­dan doğrudan iş yapmayı tercih et­mektedir. Ancak bu tercih, çoğu durumda Alman­ya’da vergi mükel­lefiyeti doğmasına ve bek­lenmeyen vergi yükleriyle karşılaşılmasına yol açmak­tadır.

Zira Türkiye ile Almanya arasında yürürlükte bulu­nan “Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendir­meyi ve Vergi Kaçakçılığını Önleme Anlaşması” (ÇVÖA) ve Alman Vergi Hukuku ge­reğince, bir Türk şirketinin Almanya’daki faaliyetleri belirli şartlar altında “işye­ri” oluşturabilmektedir. Bu durumda, şirket farkında ol­maksızın Almanya’da vergi mükellefi haline gelip, o iş­yerine atfedilebilen kazanç bakımından vergi, ceza ve diğer yükümlülüklerle karşı karşıya kalabilmektedir. Do­layısıyla, Almanya’daki faa­liyetler nedeniyle yalnızca Türkiye’de kurumlar vergisi ödeneceği yönündeki kana­at, hukuken her zaman isa­betli değildir.

Almanya’da faaliyetin “işyeri” oluşturması

İşyeri, belirli bir yerde ve belirli bir süreklilik arz eden, işletmenin faaliyeti­nin yürütüldüğü ve işletme­nin üzerinde tasarruf yet­kisine sahip olduğu her tür­lü sabit yer veya tesistir. ÇVÖA’da işyeri, Almanya’da “işin tamamen veya kısmen yürütüldüğü sabit yer” ola­rak tanımlanmaktadır. Al­manya’daki yönetim yeri, şube, büro, fabrika, atölye ile maden veya doğal kaynak sa­hası işyeri kapsamında de­ğerlendirilir. Bu bağlamda, yalnızca bir ofis veya ileti­şim bürosu açılmış olması, vergisel yükümlülük doğma­yacağı anlamına gelmez.

Keza, (i) altı ayı aşan inşa­at işleri ile (ii) herhangi bir on iki aylık dönem içinde al­tı ayı aşan danışmanlık, IT hizmeti, mühendislik, proje bazlı çalışmalar gibi hizmet­ler, fiziki ofis olmasa dahi iş­yeri olarak kabul edilmekte­dir.........

© Dünya