menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaşta uzlaşma senaryoları

27 0
03.06.2026

Dünya ekonomi­si son birkaç yıl­dır savaşları, yaptı­rımları ve jeopolitik gerilimleri fiyatlıyor. Rusya-Ukrayna sava­şıyla başlayan enerji şoku, İran-İsrail-ABD gerilimiyle daha da derinleşti.

Bu neden­le bugün İran ile ABD arasında yürütülen müzakereler, yalnızca bu savaşın taraflarını il­gilendiren diplomatik bir süreç olmaktan ziyade, enerji piyasala­rından enflasyona, merkez ban­kalarının faiz politikalarından küresel büyümeye kadar uzanan geniş bir etki alanına sahip.

Taraflar anlaşmak istiyor ama beklentiler uyuşmuyor.

Bu savaşta İran büyük kayıp verdi. Başta sivil kayıplar olmak üzere, tahrip olan bölgelerin ye­niden toparlanması için önem­li bir zaman ve bütçe gerekecek. İran’ın Hürmüz kozu elini güç­lendirse de, ekonomik olarak sa­vaşın devamı yerine makul bir ateşkese ihtiyacı olduğu kesin. Trump yönetimi için de tam bir başarıdan söz etmek mümkün değil.

Her ne kadar yükselen pet­rol fiyatları ABD enerji sektörü­nü desteklese ve artan jeopolitik riskler savunma sanayii şirket­lerine yeni siparişler getirse de, savaşın uzaması ekonomik ve si­yasi maliyetleri artırıyor. Bu ne­denle ABD açısından da kontrol­lü bir ateşkes daha rasyonel bir seçenek olarak öne çıkıyor.

Fakat taraflar masada uzlaşa­mıyor. İran yabancı bankalar­da bloke olan varlıklarının en az yarısının serbest bırakılmasını istiyor. Hürmüz geçişinden üc­ret almayı talep ediyor, nükleer enerjiyi barışçıl kullanım hakkı çerçevesinde savunuyor ve zen­ginleştirilmiş uranyumun imha­sını ya da başka bir ülke tarafın­dan çıkarılmasını reddediyor.

Trump ise İran’ın zenginleşti­rilmiş uranyum stoklarını üçün­cü bir ülkeye transfer etmesi ya da uluslararası denetim altında imha etmesini ısrarla masada tu­tuyor.........

© Dünya