menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaş tamtamları

38 0
23.02.2026

Antik Roma geleneğinde “Havoc” komutu verildiğinde, asker yağmanın başlayabileceği savaş köpeklerinin salınabileceğini iznini aldığını bilirmiş. Bu, savaşın fiilen başladığının ve geri dönüşü olmayan noktaya varıldığının bir işaretiymiş. ABD-İran geriliminde henüz bu noktaya varmasak da savaş tamtamları çalmaya başlamış durumda. 

Savaş tamtamı kavramı mecazi değil; binlerce yıllık insanlık tarihinin en eski geleneklerinden birisi. Somut antropolojik kanıtlar Afrika’nın balta girmemiş ormanlarında yaşayan kabilelerinden Orta Asya bozkırlarının göçebe topluluklarına, Amerika kıtasının yerlilerinden Osmanlı akıncılarına kadar tüm savaşçıların savaş öncesinde davul, boru ya da ritmik vurmalı çalgılar kullandığını gösteriyor. Bu sesler bir yandan karşı tarafa “geliyoruz, kaçın” mesajını verirken diğer yandan da kendi savaşçılarında coşku ve savaşma azmi uyandıran bir psikolojik enstrüman olarak kullanılıyordu. Tamtamların çalmaya başlaması artık “Havoc” noktasına varıldığını ve eşiğin geçildiğini dosta düşmana ilan eden bir zihinsel seferberliğin zirve noktasına işaret ediyordu.

Bugünlerde Trump ve Hamaney’in karşılıklı açıklamalarıyla bir gerilip bir dinen Basra Körfezi’nde duyduğumuz şey tam olarak bu. Tamtamların sesi henüz çok yüksek değil ama çalıyor. Uluslararası politikada uçakların ve füzelerinden sesinden önce duyduğumuz sesler duyulmaya başladı bile. Böyle dönemlerde henüz savaş başlamamış olsa da tamtamların ritmi değişir; diplomasi anlamsızlaşır; piyasalar huzursuzlanır, liderlerin dili sertleşirken, haritalar yeniden konuşulmaya başlanır. 

ABD’nin İran çevresine yaptığı milyarlarca dolarlık bunca yığınak, savaş gemileri, uçaklar, askerler bir anlam taşıyor.  “Masada tüm seçenekler var” uyarısı klasik anlamda bir savaş ilanı olmasa da 21. yüzyılın tamtam........

© Dünya