menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İklim krizinin yeni yüzü: Risk ekonomisi

21 0
01.08.2026

Türkiye'de ve Avrupa'daki yangınları yaz aylarında karşılaştığımız üzücü görüntüler olarak değerlendirmek doğru değil. Bu yangınlar, yeni bir ekonomik düzenin habercisi. İklim krizinin etkileri çevre sayfalarının konusu olmaktan çıktı; yatırım kararlarını, ticaret politikalarını ve uluslararası rekabeti yeniden şekillendiriyor.

Avrupa bir kez daha alevlerle mücadele ediyor. Fransa'nın güneybatısında, İspanya'nın fark­lı bölgelerinde ve Akdeniz havza­sının birçok noktasında çıkan or­man yangınları nedeniyle binler­ce kişi tahliye edilirken, ulaşım ağları aksıyor, tarımsal üretim za­rar görüyor ve turizm sezonunun en yoğun döneminde ekonomik faaliyetler ciddi biçimde etkile­niyor.

Bu tabloyu artık "olağanüs­tü" olarak tanımlamak ise giderek zorlaşıyor. Çünkü iklim krizinin en dikkat çekici sonucu, afetlerin büyüklüğünden çok, tekrar etme sıklığının artması. Bir zamanlar istisna olarak görülen olaylar, ar­tık ekonomik ve toplumsal hayatın planlama parametrelerinden biri hâline geliyor.

Yaşananları bir çevre haberi ola­rak değerlendirmek, aslında bü­yük resmi gözden kaçırmak an­lamına geliyor. Değişen, doğanın davranışı kadar ekonominin işle­yişi. Daha doğrusu, ekonomik ka­rarların üzerine kurulduğu risk anlayışı.

Uzun yıllar boyunca iş­letmeler yatırım kararlarını iş gü­cü maliyetine, enerji fiyatlarına, lojistik avantajlara ya da pazara yakınlığa göre şekillendirdi. Dev­letler de rekabet güçlerini büyük ölçüde bu değişkenler üzerinden inşa etti. Oysa bugün bunların ya­nına sessiz ama belirleyici yeni bir değişken eklendi: İklim riski.

Bu yeni dönemde bir fabrika­nın nerede kurulacağı sorusu ver­gi avantajıyla cevaplanmıyor. O bölgenin su kaynaklarının gelece­ği, aşırı sıcaklıkların üretimi nasıl etkileyeceği, yangın veya kuraklık nedeniyle tedarik zincirinin ke­sintiye uğrama ihtimali artık yatı­rım kararlarının ayrılmaz bir par­çası hâline geliyor. Başka bir ifa­deyle, iklim değişikliği çevresel bir sorun olmanın çok ötesinde; ser­mayenin yönünü değiştiren eko­nomik bir değişken olarak kar­şımıza çıkıyor. Bu nedenle iklim verileri artık meteoroloji raporla­rının yanı sıra yatırım komiteleri­nin, yönetim kurullarının ve stra­teji toplantılarının da gündeminde yer alıyor.

Yeni rekabet, riski yönetebilme kapasitesinde yaşanacak

İş dünyasında son yıllarda sık­ça kullanılan "dirençlilik" kavramı tam da bu dönüşümün sonucu ola­rak öne çıkıyor. Eskiden kurumla­rın dayanıklılığı daha çok finansal........

© Dünya