Gergin bekleyiş
ABD-İran Savaşı gitgide hararetleniyor. Dini lider Hamaney’in yerine oğlu Mücteba Hamaney seçildi. Ne kadar doğru bilinmez, ama İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın “komşularımızdan özür dileriz” açıklamasından sonra, rejim içerisinde Pezeşkiyan’ın açıklamalarına tepki olduğu söylentisi yayıldı. Üstüne üstlük saldırıların gitgide ağırlaşması, Devrim Muhafızları Ordusu’na yapılan saldırıların yoğunlaşması İran’da rejimin durumunun ne kadar sağlam olduğu sorusunu sorduruyor. Tabi ki bunların hepsi elimize batı basını kaynaklı gelen haberler doğrultusundaki gelişmeler.
Trump’ı ekonomi iktirada taşıdı
İran’da yaşananların yanında asıl ABD tarafında büyük kaos var. İçeride ekonomik veriler iyi gitmiyor. Şubat ayında iş bulma oranında 92 bin kişilik bir azalma yaşandı. Yıllar sonra işsizlik ilk kez bu denli arttı. Enflasyon rakamları kafa karıştırıyor. Bazı veriler ekonominin iyi olduğunu gösterse de halka yansıyan tarafta büyük sıkıntılar var. Netice itibarıyla Trump’ı iktidara taşıyan en önemli hadisenin ABD’deki ekonomik durum olduğunu unutmamak lazım. Bugün işler terse dönmüş durumda. Trump; anayasa mahkemesi, Epstein dosyası, ırkçılık söylemleri, FED krizleri ve ICE hadisesi de dâhil olmak üzere büyük sıkıntı yaşasa da aslında 2026 ve 2028 seçimlerini Cumhuriyetçiler açısından en çok etkileyecek olan tam da ekonomi meselesi. Şu anki durumu bugün itibarıyla sorsanız net bir şekilde söyleyebilirim ki, Kasım seçimlerinde Cumhuriyetçiler, Temsilciler Meclisi’ni kaybeder. Senato için aynı şeyi söyleyemem. Ama iki meclisten birinin hem de Temsilciler Meclisi’nin gitmesi, net bir şekilde Trump’ı büyük sıkıntıya sokar. 2028 yılında bambaşka bir yol haritası ortaya çıkartır. Tam da bu sebepten, Trump’ın İran meselesinde net bir sonuca ihtiyacı var. Rejim değişikliğinden herhangi başka bir neticeye, ABD seçimlerini etkileyecek bir zafere ihtiyacı var. Ancak esas soru, bu işin sonucunda Trump’ın ve Cumhuriyetçilerin işini kolaylaştıracak, seçim için kullanışlı bir zafer çıkar mı? Bilemiyorum. Bildiğim net şey şu ki, buradan bir an evvel herkes için şerefli bir çıkış bulunmazsa, işte o zaman ekonomik olarak ABD’nin kısa vadede gördüğü zarar ile orta ve uzun vadede göreceği siyasi zarar, Trump sonrasında iktidara kim gelirse gelsin toparlanamayacak sonuçlar doğurur.
Harita değişimi bizi başka senaryolara götürür
Hep söylüyorum, bu süreç bizleri dünya siyasi sistemi açısından geri dönülmez bir noktaya götürüyor. Trump’ın bugün İran’ın yeni dini liderinin henüz adı açıklanmadan, “kim olursa olsun zamanı az olacak” demesi, “İran’ın haritası değişecek” söylemleri, çok net söylüyorum, dünya siyasi sistemi açısından bizi bambaşka bir senaryoya götürüyor. ABD’nin neredeyse 100 senedir devam eden batı dünyası liderliğini bitiriyor. Ticaret anlaşmaları, başta gümrük vergisi tehditleriyle gelinen nokta, çok ciddi anlamda ortalığı kasıp kavuracak. Esas soru, Trump herhangi bir şekilde buradan geri döner mi? Makul bir geri adım atar mı? Belki birkaç ay evvel olsa “olabilir” derdim, ama şimdi açık söylemek lazım ki, bu ihtimali düşük görüyorum. Trump hem kendini hem ABD’yi dönüşü zor bir yola soktu ve son açılan pencereler de kapanıyor. Savaş ilerledikçe bize daha fazla öngörü sağlayacak, ama ölen ABD askerlerinin sayısının giderek artması, netice almanın gecikmesi, zamanı Trump açısından iyice daraltıyor. Bekleyelim görelim.
