menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Birleşmiş Milletler eriyor

23 0
yesterday

Biz uluslararası iliş­kilercilerin üniver­siteye başladığımız an itibariyle belki de en çok karşılaştığımız ko­nu Birleşmiş Milletler olmuştur. Uluslararası örgütlerin, uluslarara­sı hukukun, uluslarara­sı ilişkilerin neredeyse her alt kırılımının en önemli yerinde Birleşmiş Millet­ler vardır. Lisans öğrencisiyken, yüksek lisans yaparken, doktora yaparken, doktora yeterlilik sı­navlarında, yazdığınız makale­lerde, doçentlik sınavlarında illa ki bir noktada Birleşmiş Millet­ler ya sorulmuştur ya da sormu­şuzdur. Çünkü dünya tarihinde de yakın dönem siyasi tarihimiz­de de Birleşmiş Milletlerin çok önemli bir rolü vardır.

Milletler Cemiyeti’nin, Birinci Dünya harbinden sonra muvaf­fak olamaması ile beraber Millet­ler Cemiyeti kurulurken yapılan hatalara tekrar düşmemek için çok ince hesaplar yaparak enine boyuna oturup düşünerek Birleş­miş Milletler kuruldu. Açık ko­nuşmak gerekirse, o dönem için dünyanın gücünü birçok açıdan elinde bulunduran 5 ülkeye pat­ronaj verildi. Dünyada kim kim­le savaşabilir, kim hangi ülkeye müdahale edebilir, kim nasıl si­lahlara sahip olabilir ancak bu 5 ülke ittifak halinde olursa karar verilebilirdi. O döneme baktığı­mızda dünya 5’ten büyük müy­dü bence değildi. Ama aradan ge­çen yıllar içerisinde koca bir so­ğuk savaş, çift kutuplu dünyanın ortadan kalkması, 11 Eylül son­rası yaşananlar Samuel Huntin­gton’ın medeniyetler çatışması içerisinde gidip gelmeler, soğuk savaş, hakim ideolojilerin farklı fikirlerle harmanlanıp bambaş­ka bir dünya ortaya çıkması, tek­noloji ve telekomünikasyonun bambaşka bir boyuta gelmesi, dünyadaki ekonomik dengelerin, ticaret yollarının, paranın kayna­ğının artık 5 büyükler dışında­ki ülkelere de dağılması her şe­yi değiştirmeye........

© Dünya