Melceü't-tabbahin: Aşçıların sığınağı
Yağsız uskumru pilakisi:
“Tarik-i tabhı: Miktar-ı vafi uskumru tedarik edip ba’de’t tathir bir tencerenin içine bir kat maydanoz ve bir kat balık ve bir miktar döğülmüş masteki yine bu usul ile tekmil olunca ba’dehu tuz ve biber ve tarçın koyup bir miktar dahi su ile ateşte tamam piştikte tabaklara tevzi ve limon sıkıp tenavül buyrula.”
1839’da Tanzimat Fermanı’nın okunmasıyla başlayan Tanzimat Dönemi devletin yönetimi, hukukun uygulanması, eğitim ve kültürün modernleşmesi istikametinde yenilikler getirmişti. Bu tarihten 5 yıl sonra yeme-içme kültürümüz de bu değişikliklerden nasibini almış, 1844’de Mehmet Kamil ilk Türkçe yemek kitabını yazmış ve bastırmıştır. Bu kitap 1888’e kadar tam 9 kez baskı yapma başarısına ulaşmış, döneminin en çok satanlarından biri olmuştur. Kitap ayrıca Mısır Hıdivi İsmail Paşa’nın yakınlarından Türabi Efendi tarafından İngilizceye çevrilerek 1864 ve 1884 yıllarında Londra’da iki kez yayınlanmıştır.
Unutulmuş bir kitabın peşinde
1997 yılında rahmetli Ali Pasiner, o güne kadar adını bile duymadığım bu kitaptan bana bahsedince resmen üstüne atladım. “Bu kitabı mutlaka tekrar kütüphanelerimize kazandırmalıyız” dedim. Ali Abi’ye zaten bir projenin ucundan bahset, gerisini unut. O kadar titizlikle çalışırdı ki biz ne kadar katkıda bulunsak kendimizi yetersiz hissederdik.
Kendilerine büyük bir teşekkürü borçlu olduğumuz Cüneyt Kut, Turgut Kut ve Prof Dr. Günay Kut kitabın Osmanlıca metnini, yazarın kendi üslubu ile Türkçeye uygulayarak bizlere sundular. Bana düşen görev de bu kitabın birbirini izleyen dönemlerdeki baskılarını tek cilt halinde bir araya getirmek oldu. Fasıl başlıkları çorbalar, kebaplar, yahniler, köfteler, tavalar, dolmalar, börekler, zeytinyağlılar, pilavlar, hamurlu ve sütlü tatlılar, hoşaflar ve........
