Reel sektör döviz kıskacında
Ekonomi yönetiminin yüksek faiz ve kur istikrarına dayalı sıkılaştırma programı sürerken, jeopolitik risklerin, küresel tedarik zincirini vuran savaş sarmalının ve küresel ekonomideki sert çalkantıların gölgesinde geçen yılın ilk yarısında, reel sektör firmalarının hızla büyüyen döviz açığı tehlikeli boyutlara ulaştı.
Merkez Bankası, Haziran 2026 dönemine ait Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Döviz Varlık ve Yükümlülükleri veri setini yayımladı. Aralık 2025’te 190 milyar 368 milyon dolar olan reel sektörün net döviz pozisyonu açığı, altı ayda net 15 milyar 387 milyon dolar birden büyüyerek 205 milyar 755 milyon dolarla tarihi zirveye tırmandı.
Bu kümülatif bozulmanın arkasındaki alt kırılımlar incelendiğinde ise üretici ve tüccarın bilançosundaki yapısal yıpranma net bir şekilde görüldü. Makroekonomik dengeler açısından alarm zili olarak yorumlanabilecek söz konusu veriler, TL krediye ulaşamayan reel sektörün yeniden döviz borcuna sığındığı, kur riskinden korunma maliyetlerinin önemli boyutta katlandığı, doğrudan sermaye yatırımlarında yurt dışına kayışın hızlandığı ve en önemlisi de kısa vadeli likidite kalkanının yarı yarıya eridiğini ortaya koydu.
Yüksek TL faizinden kaçan döviz kredisine sığındı
Bilançonun yükümlülükler tarafındaki en dikkat çekici yapısal gelişme, yurt içi döviz kredilerindeki keskin tırmanış oldu. Sıkı para politikası nedeniyle TL cinsi krediye ulaşmakta zorlanan ya da fahiş TL faiz oranlarını üstlenmek istemeyen firmalar, kur riskini göze alarak yeniden dövize yöneldi. Şirketlerin yurt içi bankalardan kullandığı net döviz kredileri, altı aylık süreçte 172 milyar 71 milyon dolardan 177 milyar 552 milyon dolara yükseldi. Sadece altı aylık sürede içerideki döviz borcuna 5 milyar 481 milyon dolar ekleyen reel sektör, kurda yaşanabilecek olası bir dalgalanmaya karşı kendini daha da savunmasız hale getirdi.
Kur korkusu türev yükümlülükleri patlattı
Spot piyasada döviz borcu büyüyen reel sektörün, kur oynaklığından kaçınmak adına vadeli işlem ve türev piyasalara adeta sığındığı görüldü. Ancak........
