Hürmüz krizi bitti, otomotivde dönüşüm ivme kazanıyor
ABD–İran arasında barışın tesis edilmesi ve kapanan Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, küresel enerji ve lojistik baskılarını hafifletecek olsa da otomotiv ekosistemi artık “eski normale” dönmeyecek. Çünkü yaşanan kriz, sektörde kalıcı kırılmalara neden oldu.
Hürmüz Boğazı krizi, AB otomotiv sektöründe maliyetleri ciddi şekilde artırdı. Enerji fiyatları 0 ila @ oranında yükselirken, ham madde maliyetleri %’e kadar arttı. Lojistik giderleri ise navlun ücretleri ve sigorta primlerindeki yükseliş nedeniyle katlandı. Bu baskılar araç fiyatlarına da doğrudan yansıdı.
Petrol türevlerinin yoğun kullanımı nedeniyle ham madde maliyetlerindeki artış, üretim maliyetlerini %’e kadar yükseltti. Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskleri navlun ücretleri ile savaş riski sigorta primlerini artırırken, Asya’dan AB’ye parça sevkiyatlarında gecikmeler yaşandı. Enerji ve lojistik kaynaklı bu maliyet baskısı sonucunda AB otomotiv pazarında araç fiyatlarında da bir zam dalgası görüldü.
Kriz, otomotiv sektöründe kalıcı değişimlere yol açtı
Enerji bağımlılığı açısından, petrol fiyatları düşse bile üreticiler artık enerji çeşitliliğini ve yenilenebilir kaynakları stratejik öncelik haline getirdi. Elektrikli araç talebi açısından, kriz sırasında hızlanan elektrikli araçlara yönelim tüketici davranışlarında kalıcı bir dönüşüm yarattı. İnsanlar artık elektrikli araçları “geleceğin güvenli tercihi” olarak görüyor.
Tedarik zincirinin yeniden yapılanması kapsamında şirketler, Asya’ya bağımlılığı azaltmak için Avrupa, Türkiye ve Kuzey Afrika’da yeni üretim ve lojistik merkezleri kurmaya başladı. Bu yatırımlar geri dönülmez........
