1 euroluk ürün için bile mi vergi?
Dış Ticaret Uzmanı İBRAHİM ÇEVİKOĞLU
Yakın zaman önce, yurtdışından yapılan 30 euro bedelin altındaki ürünlerin ticareti için gümrüksüz alışveriş dönemi sona erdi. Artık 1 euro bedelli bir ürün için bile gümrük vergisi mevcut. Üretimin desteklenmesi için ithalat vergisinin arttırılması kulağa hoş gelse de bu iş planlı bir şekilde yapılmadığı durumda kısa vadede arz sıkıntısı ve enflasyon yaratır. Elektrikli ev aletleri sektöründen bir örnek ile konuyu somutlaştıralım.
Traş makinasını Çin’de ürettirip yurtiçinde kendi markasıyla satan bir firma, gümrük vergilerinin yükselmesiyle siparişlerini yoldayken iptal etti. Yurtiçinde bu ürünü üretecek üretici araştırıp bulamayınca Ticaret Bakanlığına, bu ürünün üreticisi varsa iletin onlardan bu ürünü yaptıralım diye soruyor, gelen cevap manidar: “Bu üründe bizim kayıtlarımıza göre de üretici bulunmamaktadır, zaten üreticiler oluşması için bu uygulama getirilmiştir.” Niyet güzel de, mevcut talebi nasıl karşılayacağız? Stoklar bitince ne olacak? Üretim dediğimiz akşamdan sabaha kurulacak bir şey değil.
Gerçekten böyle bir niyet varsa bu iş bir süreç olarak hazırlanır ve açıklanır, birilerinin üretim yapmasını istiyorsanız önden bu alanın korunacağını ifade edersiniz rotayı çizersiniz ve insanlarda buna uygun şekilde tedarik zincirlerini yönetirler. Yok, amaç büyük firmaların ülke içerisinde yatırım yapmasını sağlamak ise de yine bu usulle hareket etmek güncel durumda KOBİ’lere zarar veriyor.
Vazgeçileceğini tahmin etmek zor değil
İthalat dediğiniz şeyin tanımı zaten, yurtiçinde üretimi pahalı olan ürünün yurtdışındaki alternatifi daha uygun olduğu durumda tercih edilmesidir. Son tüketim ürünlerinin 2024 eylül ayından beri bazı istisna aylar hariç yatırım malı ithalatını geçtiği bir gerçek. Yani üretip satmak yerine artık bitmiş ürünü satın almayı tercih ediyoruz.
Bu durumun önüne geçmek için bu uygulamanın yapıldığı söyleniyor. Peki içeride üretimden vazgeçilmesinin gerçek sebebi nedir? Yükselen iş gücü, enerji, kira, fatura gibi gider kalemleri. Bu durumda gerçek sebebi çözmek varken, “bu malı yurt dışından getirmeyin kardeşim” derseniz yani suyun akışının önüne set koyarsanız, fıtrata aykırı hareket etmiş olursunuz ve o set kısa zamanda çöker. Nitekim günün sonunda belirli bir süre sonra, bu uygulamadan vazgeçileceği de tahmin edilmesi zor olmayan bir gerçek. Çünkü yurtiçinde üretimi olmayan ürünlerin yurtdışından girişine engel ol, sonra fiyat şişsin sonra vazgeç. Burada vatandaşa ve KOBİ’ye üzülüyor insan hakikaten.
Niyeti sevdik ama yöntem bizi bitirdi
Öneri: Planlı ve tedrici bir süreç ile koruma veya üretimi teşvik politikası ile ancak bu işleri gerçekleştirmek elzem. Bunu yaparken de kolaya kaçıp tüm ürünlere aynı uygulamayı yapmak yerine sektör ve ürün bazlı yurtiçinde alternatifi olan ve olmayan gruplar ve üretimine başlanması teşvik edilecek, var olan üretimi muhafaza edilecek gruplar olarak çalışılması yerinde olacaktır. Bu işlerin yaptım oldu mantığı ile iyi bir yere çıkmadığının en güzel örneği, Trump’un vergileri yükselttikten sonra ABD’de artan enflasyon rakamları ve pandemiden bugüne en düşük üretim kapasitesini yaşamalarından anlamalıyız. Bu işler bir yılda beş yılda değil yıllara sari planlamalarla olmalı. Niyeti sevdik ama yöntem bizi bitirdi.
