menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

1 euroluk ürün için bile mi vergi?

19 0
07.03.2026

Dış Ticaret Uzmanı İBRAHİM ÇEVİKOĞLU

Yakın zaman önce, yurtdışın­dan yapılan 30 euro bede­lin altındaki ürünlerin ticareti için gümrüksüz alışveriş döne­mi sona erdi. Artık 1 euro bedelli bir ürün için bile gümrük vergi­si mevcut. Üretimin desteklen­mesi için ithalat vergisinin art­tırılması kulağa hoş gelse de bu iş planlı bir şekilde yapılmadığı durumda kısa vadede arz sıkıntı­sı ve enflasyon yaratır. Elektrik­li ev aletleri sektöründen bir ör­nek ile konuyu somutlaştıralım.

Traş makinasını Çin’de ürettirip yurtiçinde kendi markasıyla sa­tan bir firma, gümrük vergileri­nin yükselmesiyle siparişlerini yoldayken iptal etti. Yurtiçinde bu ürünü üretecek üretici araştı­rıp bulamayınca Ticaret Bakan­lığına, bu ürünün üreticisi varsa iletin onlardan bu ürünü yaptı­ralım diye soruyor, gelen cevap manidar: “Bu üründe bizim ka­yıtlarımıza göre de üretici bu­lunmamaktadır, zaten üreticiler oluşması için bu uygulama geti­rilmiştir.” Niyet güzel de, mev­cut talebi nasıl karşılayacağız? Stoklar bitince ne olacak? Üre­tim dediğimiz akşamdan sabaha kurulacak bir şey değil.

Gerçek­ten böyle bir niyet varsa bu iş bir süreç olarak hazırlanır ve açıkla­nır, birilerinin üretim yapması­nı istiyorsanız önden bu alanın korunacağını ifade edersiniz ro­tayı çizersiniz ve insanlarda bu­na uygun şekilde tedarik zincir­lerini yönetirler. Yok, amaç bü­yük firmaların ülke içerisinde yatırım yapmasını sağlamak ise de yine bu usulle hareket etmek güncel durumda KOBİ’lere za­rar veriyor.

Vazgeçileceğini tahmin etmek zor değil

İthalat dediğiniz şeyin tanımı zaten, yurtiçinde üretimi pahalı olan ürünün yurtdışındaki alter­natifi daha uygun olduğu durum­da tercih edilmesidir. Son tüke­tim ürünlerinin 2024 eylül ayın­dan beri bazı istisna aylar hariç yatırım malı ithalatını geçtiği bir gerçek. Yani üretip satmak yerine artık bitmiş ürünü satın almayı tercih ediyoruz.

Bu durumun önüne geçmek için bu uygulamanın yapıldı­ğı söyleniyor. Peki içeride üre­timden vazgeçilmesinin gerçek sebebi nedir? Yükselen iş gücü, enerji, kira, fatura gibi gider ka­lemleri. Bu durumda gerçek se­bebi çözmek varken, “bu malı yurt dışından getirmeyin karde­şim” derseniz yani suyun akışı­nın önüne set koyarsanız, fıtra­ta aykırı hareket etmiş olursu­nuz ve o set kısa zamanda çöker. Nitekim günün sonunda belirli bir süre sonra, bu uygulamadan vazgeçileceği de tahmin edilme­si zor olmayan bir gerçek. Çün­kü yurtiçinde üretimi olmayan ürünlerin yurtdışından girişine engel ol, sonra fiyat şişsin sonra vazgeç. Burada vatandaşa ve KO­Bİ’ye üzülüyor insan hakikaten.

Niyeti sevdik ama yöntem bizi bitirdi

Öneri: Planlı ve tedrici bir sü­reç ile koruma veya üretimi teş­vik politikası ile ancak bu işleri gerçekleştirmek elzem. Bunu ya­parken de kolaya kaçıp tüm ürün­lere aynı uygulamayı yapmak ye­rine sektör ve ürün bazlı yurti­çinde alternatifi olan ve olmayan gruplar ve üretimine başlanması teşvik edilecek, var olan üretimi muhafaza edilecek gruplar ola­rak çalışılması yerinde olacak­tır. Bu işlerin yaptım oldu mantı­ğı ile iyi bir yere çıkmadığının en güzel örneği, Trump’un vergileri yükselttikten sonra ABD’de artan enflasyon rakamları ve pandemi­den bugüne en düşük üretim ka­pasitesini yaşamalarından anla­malıyız. Bu işler bir yılda beş yıl­da değil yıllara sari planlamalarla olmalı. Niyeti sevdik ama yöntem bizi bitirdi.


© Dünya