menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Göbeklitepe’nin 12 bin yıllık tarihi Londra’ya taşındı

24 0
24.07.2026

Göbeklitepe’nin 12 bin yıllık tarihi, ışık ve ses teknolojilerini bir araya getirerek ziyaretçiyi zamanda bir yolculuğa çıkaran “Time Walk” (Zaman Yürüyüşü) adlı sergiyle Londra’ya taşındı. DEM Müzecilik tarafından iki yıllık bir çalışmanın ürünü olarak ortaya çıkan ve 250 kişinin çalıştığı sergi, tarihin en eski medeniyetlerini, görsel ve işitsel bir şölenle ve deneyim müzeciliğiyle anlatıyor.

Bundan 12 bin yıl önce Gö­beklitepe’den başlayan, Babil, antik Mısır, Maya ve Rapa Nui ile devam eden, toplam 21 farklı medeniyeti kapsayan ih­tişamlı bir sergi: DEM Müzecilik tarafından Londra’daki Royal Vi­ctoria Rıhtımı’nda yer alan Im­merse LDN’de (Excel Waterfront) açılışı yapılan “Time Walk”, yani “Zaman Yürüyüşü” adlı sergiden bahsediyorum.

Sergi, ışık ve ses titreşim sis­temleri, projeksiyon, görsel efekt­ler vb. birçok farklı teknolojinin bir arada kullanıldığı “deneyim müzeciliği”nin önde gelen örnek­lerinden biri. Aralarında Göbek­litepe'nin mevcut kazı Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Tarih Önce­si Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Baş­kanı Prof. Dr. Necmi Karul’un da bulunduğu arkeologlar ve dün­ya çapında kendi alanlarında uz­man tarihçilerin danışmanlığın­da, kreatif direktörler, profesyonel senaristler, 2D ve 3D sanatçılar, mimarlar ve teknoloji uzmanla­rından oluşan 250 kişilik çok di­siplinli bir ekip tarafından oluş­turuldu.

Deneyim, insanlığın başlangıcı kabul edilen Göbeklitepe ile başlı­yor. İlk salonda 21 medeniyet hak­kında kısa bilgiler verilirken, diğer salonlarda geleneksel müze anla­yışından farklı olarak, ses ve ışık teknolojileriyle ziyaretçilere de­rinlemesine bir deneyim sunula­rak, tarihi, birçok duyuya seslenen etkileyici bir şekilde aktarmak he­defleniyor.

Tarımdan önce ritüel vardı

Ziyaretçiler Timewalk Exhibi­tion içinde adeta tarihin bir parça­sı haline gelerek bugünün ötesine geçiyor ve insanlığın ortak hikâye­sine adım atıyor. Etraflarında me­deniyetler yükseliyor: Ayakları­nızın altından akan nehirler, gece ışıldayan tapınaklar, göğe yükse­len anıtlar, gökyüzünde parlayan yıldızlarla dört bir yanınızda gör­sel ve işitsel bir şov akarken, ku­laklarınızda Selçuk Yöntem’in da­vudi sesi ve muhteşem tonlama­sı yankılanıyor. Göbeklitepe’nin insanlık tarihini baştan sona de­ğiştiren arkeolojik buluntula­rı, Yöntem’in sesinden dinlediği­miz güçlü metinde tek bir cümlede özetleniyor: “Tarımdan önce ritü­el........

© Dünya