menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD - Suud anlaşması nükleerde domino etkisi yaratır

28 0
28.07.2026

Küresel jeopolitikte fay hatlarının yerinden kaydığı, güç dengelerinin ve güvenlik mi­marilerinin baştan aşağı sorgulandığı kritik bir dönemden geçiyoruz. Uluslararası toplumun gündemine bomba gibi düşen ABD ile Suudi Arabistan arasındaki sivil nükleer iş birliği an­laşması, sadece Körfez’de değil, geniş Orta Do­ğu coğrafyasında ve küresel nükleer güç denk­leminde taşları yerinden oynatacak nitelikte.

Özellikle Batı dünyasında, ABD Başkanı Trump ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Mu­hammed bin Salman arasında varılan bu anlaş­manın, Ortadoğu’daki diğer ülkeler arasında da nükleer rekabeti tetikleyeceği korkusu hakim.

Türkiye ve Mısır da talep eder

Çünkü bu anlaşma - her ne kadar imzalandık­tan bir gün sonra Trump tarafından Suudi Ara­bistan’ın İsrail ile İbrahim Anlaşmaları’nı im­zalaması şartına bağlansa da - kolaylıkla Suudi Arabistan’ın uranyum zenginleştirebileceği bir tesis kurmasının önünü açabilir. Bu da Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Türkiye ve Mısır gibi bölgenin iddialı aktörlerinin, savunma ve cay­dırıcılık kapasitesinde geri kalmamak adına - haklı olarak- benzer nükleer kapasiteler talep etmesini kaçınılmaz hale getirecek.

Nitekim Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ay­lar önce katıldığı bir yayında, Türkiye’nin nükleer silaha sahip olmasının gerekli olup olmadığı yönündeki bir soruya sözlü yanıt vermeyerek sessiz kalmış, bu stratejik duru­şu ulusal ve uluslararası kamuoyunda geniş yankı........

© Dünya