Yeni dünya deklarasyonu
“Hak ve kurallara dayalı sistem çöktü. Güç ve daha büyük güç politikalarının damga vurduğu bir döneme girdik” sözleri en yeni dünya düzeninin deklarasyonu olarak kabul edilmeli.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in “Münih Güvenlik Konferansı”nın açılış konuşmasında sarf ettiği bu sözler, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan hak ve kurallara dayalı uluslararası düzenin artık var olmadığını ve “yeni bir dünya düzeninin kurulması gerekliliğinin” ilanıdır.
Münih Güvenlik Konferansı (MSC), her yıl dünya liderlerini, savunma bakanlarını, diplomatları ve güvenlik uzmanlarını bir araya getiren, uluslararası güvenlik politikalarının tartışıldığı dünyanın en prestijli gayri resmi forumudur. Transatlantik ilişkileri güçlendirmeyi, krizlere barışçıl çözümler aramayı ve küresel jeopolitik riskleri değerlendirmeyi amaçlayan MSC’nin sonunda her yıl yayımlanan Munich Security Report (Küresel Güvenlik Raporu) ile küresel riskler ve güç dengeleri konusunda kapsamlı bir analiz sunar.
Dünyanın 60 ülkesinden 115 konuşmacının katıldığı 62. Münih Güvenlik Konferansı’nın açılış konuşmasını yapan Almanya Başbakanı Friedrich Merz, konferansın sloganının “Yıkım Sürecinde” olduğunu hatırlatarak, “bu sloganla hukuka ve kurallara dayanan uluslararası düzenin yok olmak üzere olduğunun ifade edilmek istendiğini” söyledi. Biraz daha açık şekilde ifade etmek gerektiğini belirten Merz, “Bu düzen, en iyi dönemlerinde ne kadar kusurlu olsa da artık bu haliyle bile mevcut değil. Hak ve kurallara dayalı sistem çöktü. Güç ve daha büyük güç politikalarının damga vurduğu bir döneme girdik” dedi.
Alman Şansölyesi Merz, Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından “tek kutuplu bir dünya” oluşmuşsa da bunun artık geride kaldığını, ABD’nin liderlik iddiasının sorgulandığını, hatta belki de bunun kaybedildiğini belirtti. Merz, “büyük güç siyasetinin kendi yasalarına göre işlediğini, başkalarının bağımlılıklarını kullandığını ve gerektiğinde bunları istismar ettiğini” ifade etti.
Rusya'nın Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nın (GSYİH) halihazırda 2 trilyon euro olduğuna dikkat çeken Merz, “Avrupa Birliği’nin GSYİH’si 10 kat daha fazla. Ancak bugün Avrupa, Rusya’nın on katı kadar güçlü değil. Askeri, siyasi, ekonomik ve teknolojik potansiyelimiz çok büyük. Ancak bunu henüz gerekli ölçüde kullanabilmiş değiliz” diye konuştu.
Büyük güçlerin hâkim olduğu bu çağda, özgürlüğün kolayca elde edilemeyeceğini anladıklarını dile getiren Merz, “Özgürlükler tehlikede. Bu özgürlüğü korumak için kararlılık ve irade gerekecek. Bu da bizden değişime, dönüşüme ve hatta fedakarlıklara hazır olmayı gerektirecek" ifadelerini kullandı.
Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da kürsüye çıkmadan önce gazetecilere “Dünya gözlerimizin önünde çok hızlı bir şekilde değişiyor. Jeopolitik çağındayız ve bu yüzden hepimiz, rollerimizi gözden geçirmeye ihtiyaç duyuyoruz” dedi.
İnsanların, savaşı geçmişte kalan veya uzaklarda olan bir şey olarak gördüğünü belirten İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise, “Ama bugün ayaklarımızın altındaki zemin çöküyor. Tarihte pek çok kere liderler üzerlerine son sürat yaklaşan felaketi görmek yerine başka bir yöne bakmayı tercih etmiştir. Bu sefer aynı hataya düşmemeliyiz” uyarısında bulundu.
“Sosyal devlet”ten vazgeçiş
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Münih’te yaptığı konuşmada, “dünyanın düşmanca rekabet ve güç ilişkileri çağına girdiğine” dikkat çekti.
Almanya Başbakanı Merz’in “Hak ve kurallara dayalı sistem çöktü. Güç ve daha büyük güç politikalarının damga vurduğu bir döneme girdik” sözleri aynı zamanda “sosyal devlet”ten vazgeçiş anlamına da geliyor.
Pandemi sonrası “Batı”da, refah düzeyi en yüksek ve sosyal devletin bir gereği olan işsizlik parası, işsizlik sigortası, sendikalaşma, gibi “sosyal haklar” hızla kısıtlanıyor. Almanya, Hollanda, Belçika hükümetleri aldıkları kararlarla son birkaç yılda hızla “sosyal devlet”ten uzaklaşıyor…
