Fiyatı “teknoloji/kalite ile” artırarak mı, ihracatı artırıyoruz?
Bugün, mart ayı dış ticaret verileri açıklanacak…
Ana ihracat pazarlarımızda, savaş nedeniyle yaşanan ciddi sıkıntıya rağmen, ihracatta can alıcı bir düşüş yaşanmayacak…
Başta gıda olmak üzere, tüm ihraç ürünlerinde, enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle yaşanan fiyat artışları:
İhracat miktarı düşse de, toplam ihracat rakamında dengeyi sağlayacak…
TÜİK’in ocak ayı verileri:
Dış ticaretin fiyat-miktar dengesindeki değişimi gösterdi…
Yani, sürdürülebilir olmayan bu durum:
ABD-İsrail-İran savaşının öncesinde filizlenmişti…
TÜİK tarafından paylaşılan veride:
İhracat birim değer (fiyat) endeksi ocakta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13 arttığının altı çizildi…
Miktar endeksinde yaşanan yüzde 15.1’lik düşüşe dikkat çekildi…
Ocak ayında artan maliyetlere bağlı olarak ihracat fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş…
Azalan ve daralan pazarlar neticesinde, dış satım miktar hacminde düşüş…
Fiyatlardaki hızlı artış, ithalat hacmini geri çekti mi?
İthalatın birim değeri yıllık bazda yüzde 6.3 arttı…
Miktarda düşüş ise yüzde 5.8’de kaldı…
Dün “olağandışı artan sebze fiyatları” örneğiyle ifade etmeye çalışmıştım…
Sebze gibi ürünlerde, İran gibi, “tarımda dahi yüksek teknolojiyi destekleyen/sübvanse eden”, “düşük maliyetle üretebilen ülkeler”e bağımlılığımızın yükselmesi;
Ve savaş nedeniyle İran’dan yapılan sebze ithalatının durma noktasına gelmesi;
İran’dan sebze ithalatı yapan Rusya, Irak gibi ülkelerin Türkiye’ye yönelmesi;
Enerji, gübre girdi fiyatlarındaki yükseliş ve daha da artacağı beklentisi;
Para kazanamayan üreticinin üretimden çekilmesi;
Niteliksiz eğitim, düşük teknoloji/verimlilik nedeniyle don, sel, kuraklık gibi afetlere önlem alabilme kabiliyetinin gelişememesi…
Ve İran’ın da “nedenleri arasında olduğu” olağanüstü dönemde artan fırsatçılık dürtüsü…
Sebze fiyatlarındaki olağanüstü artışın sebepleri…”
Yurtiçinde oluşan ve kronikleşen “olağandışı fiyatlama” hastalığımızı iyileştirecek, alışkanlığımızı/kültürümüzü değiştirebilecek “tek ilaç”:
İhracatı “düşük verimlilik/teknoloji, ve dolayısıyla ortaya çıkan yüksek maliyet nedenli yüksek fiyat” ile değil de; “yüksek teknoloji/kalite/verimlilik” ile artırabilmek...
