Dinozor fosilleriyle rekor kırılmaz: Sıvı yağ fiyatları ve Türkiye etkisi
“Hayat, bir yolunu bulur” – Jurassic Park
Rekor hasat beklentileri yağ fırtınasını tek başına dindirmeye yetmiyor. Yenilebilir bitkisel yağlar ile fosil bazlı gaz yağı fiyatları arasındaki makas belirgin şekilde açıldı. Çünkü odak artık sadece tarım değil.
Şikago’da soya fasulyesi buşel başına 11,5 ABD Dolar seviyesinin üzerinde.
Soya yağı yıl başından beri %’nin üzerinde prim yaptı.
FAO endekslerinde sıvı yağ fiyatları salgın öncesi rejime göre yaklaşık yukarıda.
Sıvı yağlar, temel gıdadır. Aynı zamanda kozmetikten hijyene çok sayıda sınai üretimin girdisidir. Haliyle enflasyon üzerindeki etkisi yüksektir. Şimdi bir adım ötesindeyiz: Bitkisel yağlar, enerji dönüşümünün ara istasyonu haline gelmiş durumda.
Yağ fırtınası: Enerji kanalı ve talep rejimi
Eylül – Ekim dönemi yazılarımızda tarım piyasalarında kopan yağ fırtınasını detaylı incelemiştik. Dinamikler aynı şekilde sürüyor:
ABD’de açıklanan biyo-yakıt regülasyonu talep cephesini yukarı taşıdı; ancak etanol ile biyodizel kanallarını ayrıştırmak gerekiyor.
Etanol doğrudan mısırla bağlantılı. Biyodizel tarafında ise temel girdi bitkisel yağlar. Fiyat hareketinin ağırlık merkezi soya kompleksinde.
SAF (Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı) teşvikleri, karbon azaltım hedefleri kapsamında bitkisel yağ talebini yapısal hale getiriyor. THY ve Pegasus sürdürülebilirlikte kararlılar.
Endonezya’nın B-50 programı palmiye yağını iç piyasada biyodizele yönlendirme hedefi taşıyordu; takvimin ertelenmesiyle palmiye “en ucuz yağ” unvanını koruyabildi.
Karadeniz’deki lojistik kırılganlık ayçiçeği arzını hassas tutuyor. Bu nedenle ayçiçeği, enerji talebi ile jeopolitiğin kesişiminde en hızlı fiyatlanan yağ konumunda.
Arjantin ve Kazakistan: Akışın yeni yönü
Karadeniz’deki kırılganlık boşluğunu........
