menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran’da ki savaşın görünmeyen kazananı Çin olabilir mi?

21 0
03.04.2026

Dünya ekonomisi tarih boyunca savaşların sa­dece cephelerde değil, aynı zamanda enerji piyasalarında, finansal sistemlerde ve güç denge­lerinde kazanıldığını defalarca gördü. Bugün Orta Doğu’da yükselen gerilim çok büyük bir güç mü­cadelesinin parçası.

Bu mücadelenin en dikkat çekici aktörlerinden biri ise hiç şüphesiz ki Çin. Peki Çin, İran merkezli bir savaşta neyi hedefli­yor? Daha doğru bir ifadeyle sormak gerekir: Çin bu savaşta gerçekten bir taraf mı, yoksa oyunu ku­ran daha sessiz bir stratejist mi?

Enerji üzerinden kurulan sessiz bağ

Çin ekonomisinin en zayıf noktalarından biri, enerji bağımlılığı. Sanayi üretimi, ihracat kapasi­tesi ve büyüme modeli büyük ölçüde dışarıdan ge­len enerjiye dayanıyor. Bu noktada İran, Çin için sadece bir tedarikçi değil; aynı zamanda stratejik bir ortak. Batı yaptırımları nedeniyle uluslarara­sı pazarlarda oyun alanı daralan İran, petrolünü çoğu zaman indirimli fiyatlarla Çin’e satıyor. Bu durum, kriz dönemlerinde Çin’e iki önemli avan­taj sağlıyor: Birincisi, enerji maliyetlerini kont­rol altında tutabilme imkânı; ikincisi ise alterna­tif tedarik kanallarına göre daha esnek bir ilişki modeli.Savaşın derinleşmesi halinde İran’ın Batı ile bağlarının daha da zayıflaması, Çin’in bu ülke üzerindeki ekonomik etkisini artıracaktır. Bu da Çin için sadece kısa vadeli bir fiyat avantajı değil, uzun vadeli bir enerji güvenliği anlamına gelir.

ABD’nin dikkatini dağıtan bir cephe

Küresel güç mücadelesi artık tek bir coğrafya­da yaşanmıyor. Pasifik’ten Doğu Avrupa’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya kadar uzanan geniş bir sat­ranç tahtası söz konusu. Bu tabloda ABD’nin as­keri ve diplomatik kapasitesini........

© Dünya