menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Faiz, borç ve güven üçgeninde sıkışan dünya ekonomisi

15 0
27.03.2026

Küresel ekono­mi bugün bir eşikte. Bu eşik, yal­nızca büyüme oran­larının yavaşlaması ya da enflasyonun kontrol altına alı­nıp alınamayacağı meselesi değil. Asıl mesele daha derin­de: Sistem artık üç temel değişken olan faiz, borç ve güven arasında sı­kışmış durumda.

Bu üçlü, modern finansal mi­marinin görünmeyen temel taşlarıdır. Birindeki kırılma, diğerlerini de kaçınılmaz ola­rak etkilemekte ve bugün gel­diğimiz noktada, bu üç değiş­ken arasındaki denge bozul­muş durumda. Daha açık bir ifadeyle, daha önce ki yazıla­rımda da belirttiğim gibi dünya ekonomisi artık eski kurallarla yönetilemiyor.

Faiz: 40 yıllık hikâyenin sonu mu?

1980’lerden itibaren başla­yan ve yaklaşık kırk yıl süren düşen faiz trendi, küresel eko­nominin en önemli destek­leyici unsurlarından biriydi. Faizlerin düşmesi; kredi ge­nişlemesini hızlandırdı, var­lık fiyatlarını yukarı taşıdı ve borçlanmayı adeta sistemin kilidi haline getirdi.

Ancak bu hikâye 2020 son­rası dönemde yön değiştirdi. Pandemi sonrası ortaya çıkan arz şokları, genişleyici maliye politikaları ve tedarik zinci­ri kırılmaları, enflasyonu ye­niden sahneye taşıdı. Bunun sonucunda merkez bankaları, uzun bir aradan sonra agresif faiz artışlarına yöneldi. ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin ye­niden %4-5 bandına yerleşme­si, aslında sadece bir veri değil; bir dönemin kapandığının gös­tergesi.

Burada kritik soru şu: Faiz­ler kalıcı olarak yüksek mi ka­lacak? Eğer öyleyse, bu yalnız­ca borç maliyetlerinin artması anlamına gelmez. Aynı zaman­da, son 20 yılda oluşmuş tüm finansal dengelerin yeniden yazılması demektir. Çünkü bu­günün dünyasında düşük fa­iz bir tercih değil, bir zorunlu­luktu. Şimdi bu zorunluluğun ortadan kalkması, sistemin en zayıf halkalarını görünür hale getiriyor.

Borç: Görünmeyen devasa yük

Küresel borç stoğu Uluslara­rası Finans Enstitüsünün ve­rilerine göre 2025 yılı itiba­riyle 348 trilyon dolarla tarihi zirvesinde.........

© Dünya