menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eğitim ve Çürümüşlük

12 0
09.02.2026

Bir toplumun çürümesi, çoğu zaman yüksek sesle gelmez. Önce kalpte başlar, sonra düşüncede, ardından kurumlarda kendini gösterir. Bugün yaşadığımız toplumsal, siyasal, ekonomik ve eğitimsel yozlaşmayı sadece sistemsel hatalarla açıklamak eksik kalır. İslami bakış açısına göre asıl mesele, değer kaybıdır; yani insanın Rabbiyle, vicdanıyla ve sorumluluk bilinciyle bağının zayıflamasıdır.

Ahlakın Susturulduğu Yerde Çürüme Kaçınılmazdır

Yıllardır aynı cümleleri duyuyoruz: istikrar, büyüme, beka, yerli ve millî. Bugün yaşadığımız toplumsal, siyasal, ekonomik ve eğitimsel çöküşü “küresel şartlar”, “sistem zorlamaları” ya da “kaçınılmaz modernleşme” masallarıyla açıklamak artık dürüstlük değildir. İslami bakış açısından bu tabloya bakıldığında ortada açık bir gerçek vardır: Bu çürüme bir kader değil, uzun süredir tercih edilen bir siyaset anlayışının ve bilinçli bir tercihin sonucudur.

Toplum, ahlakın kamusal alandan kovulduğu gün çözülmeye başlar. Bugün “kimse kimsenin hayatına karışamaz” sloganı özgürlük diye pazarlanırken, aslında iyiliğin müdahale hakkı yok edilmiştir. İslam’ın emrettiği emr-i bil maruf, nehy-i anil münker anlayışı terk edilince kötülük cesaret kazanır. Aile çöker, güven kaybolur, utanma duygusu alay konusu........

© Doğruhaber