Mesele, İki Tren Meselesidir…
Zalimlerin treninde oturup mazlumların duasını okumak kimseyi kurtarmaz. Çünkü tarih, kimin ne söylediğini değil, hangi trene bindiğini yazar.
Dünyada yaşanan birçok savaş gibi bugün konuşulan ABD–israil ve İran gerilimi de çoğu zaman mezhepler, milletler veya jeopolitik çıkarlar üzerinden açıklanmaya çalışılıyor. Oysa gerçeği görmek isteyenler için mesele bundan çok daha basittir. Bu savaş aslında iki devletin ya da iki mezhebin savaşı değildir. Bu savaş iki trenin savaşıdır.
Bir tren zulmün trenidir.
Diğeri ise zulme karşı direnenlerin trenidir.
Dünyanın dört bir yanına baktığınızda aynı tabloyu görürsünüz. Bir tarafta zalimler vardır; diğer tarafta zalimin zulmüne karşı direnmeye çalışanlar. Bu iki tarafın içinde her milletten ve her inançtan insan bulunur. Zalimlerin treninde de Müslümanlar vardır, Hristiyanlar vardır, Yahudiler vardır. Mazlumların treninde de aynı şekilde Sünni vardır, Şii vardır, Arap vardır, Kürt vardır, Türk vardır. Hatta dinsiz olanlar bile vardır. Çünkü mesele mezhep veya kimlik meselesi değildir. Mesele hangi trene bindiğin........
