VAMPİR MEDENİYETİ
İslam Medeniyetinin güçten düşüp Batının yükselişe geçmesinin üzerinden iki asırdan fazla bir zaman geçmiş durumda… Bu süre zarfında dünyayı sömüren, zayıf halkları köleleştiren, çoğu İslam coğrafyasından olmak üzere sömürdükleri devletlerin kaynaklarını tüketen; petrolüne, değerli madenlerine, topraklarına hatta suyuna ve ormanlarına çöken Batı medeniyeti azgınlıkta sınır tanımadı. Sömürdükçe zenginleşti, zenginleştikçe azgınlığını artırdı. Vahşilikte sınır tanımayan Batı medeniyeti, iki dünya savaşı çıkararak en az 100 milyon insanın hayatını kaybetmesine neden oldu.
Batı, tüm bu vahşiliğini, doymak bilmez iştahını, insanların kan, ter ve bedenleri üzerine yükselttikleri sözde medeniyetlerini pazarlamayı ve kendilerini hümanist olarak göstermeyi bildiler. İçimizdeki Batı hayranı kitlelerin gözlerini boyamayı başardılar. İçimizdeki hayranlar onlara özendi, onların ışıltılı medeniyetlerine bakıp iç çekti, yaptıkları her şeyi kutsal kabul etti. Demokrasilerini İslam şeriatından, sözde insan haklarını kendi dinlerinde var olan insan haklarından, onların pespaye hayatlarını kendi faziletli yaşantılarından üstün bildiler.
Batının medeniyetini “mimsiz medeniyet” olarak kabul eden Müslümanlar, onları kan içici vampirler olarak adlandırıyordu. Bu tanımlama, yaptıkları katliamlara istinaden mecazen verilen bir........
