menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sıradaki Hedef

40 0
09.03.2026

Osmanlı’nın yıkılışından bu yana Ortadoğu hiçbir zaman çatışmalardan, gerginliklerden, savaşlardan rahat yüzü görmemiştir. Ancak son yıllarda çok daha belirgin bir şekilde gerginliğin arttığına ve adeta bir barut fıçısı haline dönüştüğüne şahit oluyoruz. Tek bir kıvılcım, birbirini tetikleyen artçı yıkımları beraberinde getirme potansiyeli taşımaktadır.

İşgalci terör devleti ile ABD’nin, Ortadoğu’nun herhangi bir yerinde patlattığı her bomba, sadece birer askeri operasyonun değil; yüzyıllık bir harita revizyonunun habercisi gibi duruyor. Bu nedenle soykırımcı israilin ABD desteğiyle İran’ı hedef alan saldırılarını sadece bir güvenlik meselesi veya terörle mücadele parantezine sıkıştırarak okumak, aslında gelmekte olan asıl fırtınayı görmezden gelmektir. Karşımızda adım adım ilerleyen, dini referanslarla beslenen ve sınır tanımayan bir genişleme stratejisi var.

Soykırımcı israilin halen Gazze’de devam ettirdiği soykırım, Lübnan’a yönelik saldırıları ve Suriye’nin Golan tepelerini fiilen ilhak ederek Şam kapılarına dayanması, birbirinden bağımsız savunma hamleleri değildir. Bu hamlelerin ardındaki asıl hedef, Nil’den Fırat’a uzanan o meşhur vadedilmiş topraklar ütopyasıdır.

Yıllardır gerçekleşmesi mümkün görünmeyen ve bir Yahudi hayali gibi duran bu harita, bugün sahadaki........

© Doğruhaber