menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Düzeltmek Şimdi Elimizde

32 0
11.06.2026

Hayat koşturmacasının tam ortasında, bitmek bilmeyen randevuların, ödenmesi gereken faturaların ve hiç tükenmeyen dünya telaşının içinde aniden durup düşündünüz mü hiç? Bir gün, takvimler bizim için işlemeyi bıraktığında ne olacak? Gelin, bugün o kaçınılmaz günün perdesini biraz aralayalım ve asıl yurdumuza doğru fıtri bir yolculuğa çıkalım.

İnsan bu dünyaya ilk adımını atarken ağlayarak gelir. Dokuz ay boyunca kendine saray olan, her ihtiyacının zahmetsizce karşılandığı o daracık, karanlık anne karnından kopup hiç bilmediği, koca bir dünyaya gözlerini açtığında ürker, sarsılır ve feryat eder. O dar alemden bu geniş dünyaya doğmak, onun için ilk başta bir ayrılık, bir bilinmezlik acısıdır. Oysa bilmez ki arkasında bıraktığı o karanlık dehlizden çok daha muazzam, nehirleri, dağları, gökyüzü olan bambaşka bir hayata gözlerini açmıştır. İşte dünya hayatı da aynen böyledir. Bizler bu uçsuz bucaksız sandığımız yeryüzünü en büyük hakikat zannederiz. Oysa ahiretin o ebedi ve sınırsız ihtişamının yanında bu dünya, ruhumuz için tıpkı bir anne karnı gibi dar, sıkışık ve fani bir bekleme odasından ibarettir. Zamanda ve mekanda sıkışıp kaldığımız bu dar alemden, asıl ve geniş olan ahiret yurduna göç edeceğimiz o gün geldiğinde, roller sadece yer değiştirecektir. Bu dünyaya gelirken daracık bir odadan çıktık diye biz ağlamıştık; şimdi bu dünyadan daha geniş bir aleme doğarken, arkamızda bıraktıklarımız bizim için ağlayacak. Biz bir sessizliğe bürünürken, geride kalanların yüreğine kor bir ayrılık ateşi........

© Doğruhaber