Modern Dünyanın Modern Haydutluğu
Artık zorbalık tankla, topla yapılmıyor. Kravatla, ambargoyla ve “çağdaşlık” nutuklarıyla yapılıyor. Bugünün dünyasında güç, kaba kuvvetle değil; ekonomiyle, yaptırımlarla ve diplomasi kılıfına sokulmuş tehditlerle gösteriliyor.
İnsanlığa “modernleşme” adı altında sunulan şey bir ilerleme değil; açık bir ahlaki çöküştür. İnsanı insan yapan değerler bilinçli biçimde aşındırılıyor. Fıtrata aykırı her düşünce ve davranış, özgürlük ve çağdaşlık ambalajına sarılarak normalleştiriliyor. Güçlünün zayıfı ezmesi sıradanlaştırılıyor, zulüm neredeyse meşru bir yönetim biçimi hâline getiriliyor.
Bugün insan, sadece sömürülmesi gereken bir nesne olarak görülüyor. Kimliğiyle, bedeniyle, inancıyla oynanan bir deney malzemesine dönüştürülüyor. Cinsiyetin bile belirsizleştirildiği bu çağda; insan, kendine yabancılaştırılıyor. Ahlak, vicdan ve sınır kavramları ise bilinçli bir şekilde yok ediliyor.
Toplumlar, “çağdaş dünya” denilen bu sahte parıltının peşine takılmış durumda. Kimse nereye gidildiğini sorgulamıyor. Sorgulayanlar........
