HERKES CENNETE GİDECEKSE CEHENNEME KİM GİDECEK?
Ne garip bir dünyada yaşıyoruz, değil mi?
Birbirinden farklı hayatlar yaşayan, zıt dünya görüşlerini savunan insanlar, konu ahiret inancına geldiğinde ilginç bir ortaklıkta buluşabiliyor: Pek çoğu, bir şekilde cennete gidebileceğini düşünüyor.
Öyle ya, Gazze’de soykırım uygulayan da Irak’ta milyonlarca insanı katleden de tarihte büyük katliamlara imza atanlar da… Üstelik mesele sadece bunlarla da sınırlı değil. Bazen bir insanın hakkını küçük bir çıkar uğruna yiyen de güçsüzün sesini duymazdan gelen de mazlumun feryadına kulak tıkayan da… Kısacası, iyilik yapan da kötülük yapan da, zalim de mazlum da, hırsızlık yapan da yapmayan da bir şekilde inandığı bir cennete gideceğini düşünüyor.
Elbette bir insanın kul hakkı yemesiyle binlerce masumun hayatını karartan bir zulüm aynı ölçekte değerlendirilemez; ancak her ikisi de insanın başkasının hakkını ve acısını kendi çıkarının gerisine atmasının farklı örnekleridir.
Çünkü insan, yaptığı kötülüğü çoğu zaman onun ne kadar yanlış olduğuna göre değil, kendi çıkarlarıyla ne ölçüde örtüştüğüne göre değerlendirebilir. Büyük zulümler kadar, gündelik hayatta sıradanlaştırdığımız haksızlıklar da insanın kendisiyle yüzleşmesini gerektirir.
Peki, madem bu kadar çok insan cennete gideceğini düşünüyor, cehenneme kim gidecek?
Doğrusu, bugüne kadar kendisini kesin bir dille cehennemlik ilan eden pek fazla insana rastlamadım. İnsanlar başkalarının kusurlarını kolayca görebiliyor, fakat kendi........
