menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Karanlığın Ardından Sabahı Beklemek

50 0
15.10.2026

Hayatın her dönemi gönlümüzden geçtiği gibi şekillenmez. Kimi zaman zulüm yayılır, mazlumların sesi duyulmaz, haklı olanlar güçsüz düşer. Böyle zamanlarda insan, yaşananların nereye varacağını ve adaletin ne zaman tecelli edeceğini düşünür. Kur’an ise bize tarihin yalnızca güçlülerin yazdığı bir hikâye olmadığını hatırlatır. Zira hiçbir zulüm Allah’ın ilim ve kudretinin dışında değildir; hiçbir karanlık da O’nun rahmetinden daha büyük değildir.

Firavun, yeryüzünde büyüklük taslayarak insanları sınıflara ayırmış, bir topluluğu zayıf düşürüp onların evlatlarını ve geleceklerini hedef almıştı. Fakat Allah, onun zulmünü tarihin son sözü kılmadı. Kasas Sûresi’nde şöyle buyurulur: “Biz ise istiyorduk ki yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları mirasçılar kılalım.” (Kasas: 5). Bu müjde, mazlumlar için bir umut kapısı açarken zalimlere de güçlerinin ebedî olmadığını bildirir. Mümin, şartlar ne kadar ağırlaşırsa ağırlaşsın Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.

Kâinata baktığımızda da aynı hakikati görürüz: Gece gündüze, kış bahara, kuraklık yağmura yer açar. Kur’an, “O günleri........

© Doğruhaber