Başkalarının Hayatı mı Sahip Olma Arzusu mu?
Bu sezon en merak ettiğim işti. Neden mi? Çünkü bugün nereye baksam aynı şeyi görüyorum. Herkes herkesin hayatını istiyor. Televizyondan mı, sosyal medyadan mı, yoksa insanın açgözlülüğünden mi bilinmez ama herkes en güzel şeylerin başkasında olduğuna inanıyor. Ve toplumun çoğunda da aynı hastalık nüksetmiş durumda… Herkes parmağını oynatmadan, kolayca başkasının sahip olduğu şeyin kendisinin olmasını istiyor. Belki de bu nedenle haberlerden şiddet, kara para aklama, fon yolsuzluğu meselesi düşmüyor. Zira para, zenginlik ve şöhret (görünürlük) tüm kötülükleri temize çekiyor.
GERÇEKÇİ VE ÖZENLİ BİR REJİ İZLEDİK
Cumartesi akşamı Star TV’de başlayan, Ay Yapım imzalı Başkalarının Hayatı aslında 2004 yapımı Rubi adlı bir Meksika dizisinden esinlenme… Yani bu başkasının hayatını isteme meselesi sadece Türkiye’ye değil dünyaya ait bir sorun… Dizinin senaryosunu Banu Kiremitçi Bozkurt kaleme alıyor. Kalemine sağlık, bu sezon izlediğim en özenli ilk bölüm senaryosuydu. Bizi karakterin yolculuğuna şahit etmek yerine, karakterin yolculuğuna eşlik ettirdi. Yönetmenliğini ise Burak Müjdeci ve Ozan Say üstleniyor. Reji; hem iki dünya, hem de jenerasyonlar arasındaki geçişlerde sınırları kaldırıyordu. O nedenle gerçekçi ve özenli bir reji izledik. Dizinin çok sağlam bir oyuncu kadrosu var. Eylül Lize Kandemir, Burak Berkay Akgül, Doğa Bayram, Demirhan Demircioğlu, Mehmet Aslantuğ, Tolga Tekin, Sezin Akbaşoğulları, Erkan Bektaş, Hazan Motan, Feri Baycu, Oya Okar, Esra Kızıldoğan, Ali Pınar, Sinem Dağ, Lorin Merhart, Fırat Kaynak, Deniz Ekinci, Cem Baza, İbrahim........
