Üç Kuşak, Bir Ev, Bir Film
Şu anda vizyonda olan, Cannes Film Festivali ve Avrupa Film Ödülleri’nde ses getiren, Oscar’a aday olan Manevi Değer Norveçli yönetmen Joachim Trier’in son filmi. Bu film bir travmanın kuşaklar arası nasıl elden ele sessizce taşındığını ve bazen bir zorunluluk gibi devralındığını anlatıyor. Manevi Değer filmi belki de yaşadığımız boşluk çağında değerlerimizi hatırlamanın da unutmanın da yük olduğu bir yerden fısıldadığı için önem kazandı. Bu yazı, o yükle ve sizinle ilk temasım. Bundan böyle yazılarımda sadece hikâyelerini değil, onların ruhla kurduğu ilişkiyi psikolojinin dilinden birlikte duymaya, okumaya çalışacağız.
Manevi Değer filmi, kuşaktan kuşağa aktarılan değerlerin bir bağdan ziyade zamanla bir ağırlığa, hatta bazen bir travmaya dönüşebileceğini gösterir. Film “manevi değer nedir?” diye sormaz. Bir değeri taşımak "Ne zaman insanı yorar, ne zaman insana ağır gelir?" bunu sorar. Özellikle insan o manevi değeri taşımayı kendisi seçmediyse...
AKTARILAN DUYGUNUN TAŞIYICISI OLARAK EV
Ev, üç kuşaktır insanlarla yaşayan; adeta nefes alan, işiten, fısıldayan, şahit olan ayrı bir karakter, canlı bir organizmadır. Üç kuşak boyunca yaşanan her şey, insanın derisine siner gibi duvarlarına siner.........
