menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Onuncu Köyün Yolcusu Olmak

28 0
03.04.2026

Mülk, Cenab-ı Hakk’ın mutlak hakimiyeti ve insanın da sınırlı tasarrufu ile hassas bir denge üzerine kuruludur.

Yeryüzü ve gökyüzünde ve dahi ikisi arasında ne varsa hepsi Allah’a aittir ve mülkün asıl sahibi Allah'tır. Mülkün bir de insana bakan yönü vardır ki o da bu mülkün geçici ve sınırlı bir emanetçisi olarak insanın sorumluluk bilinciyle hareket etmesidir.

Eğer ki insan günlük yaşamda kendisine lütfedilen nimetleri kendi mülkü olarak görür ve hükmetmeye başlarsa denge de bozulmaya başlar. Hakkaniyet ölçüsünde davranması gereken adaleti yitirir. “Adalet mülkün temelidir” sözü manasını kaybeder.

Peki acaba adalet, yanlış yapanın, düzeni bozanın, kimliğine ve konumuna göre değişir mi? Garip gureba biri küçük bir hata yaptığında büyük bir kusur işlemiş muamelesi görürken, güç sahibinin yaptığı devasa hatalar, insanlık halidir deyip geçilebilir mi?

Ya da vardır bir hikmeti bizim aklımız ermez sözüyle, görmezlikten gelinebilir mi?

Oysaki........

© Diyanet Haber