Kur'an-ı Kerimden Bazı Mesajlar 30. Cüz
NEBE SÛRESİ
6/7- "Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da (yeri dengede tutan) kazıklar yapmadık mı?"
Yerküresi, üstünde insanların oturup kalkmasına, yatıp uyumasına elverişli olan döşeğe benzetilmiştir.
Dağlar da arzı dengede tutmak için çakılmış kazıklara benzetilmiştir. Çünkü dağlar yer yuvarlağının dengesini sağlamaktadır.
Dağların, içinde madenlerin bulunması, suların birikmesi, üstünde çeşitli bitki ve ormanların oluşması vb. sayılamayacak kadar çok jeolojik, biyolojik ve hayatî faydaları vardır.
21/22- “Şüphesiz, azgınlar için barınak olan cehennem pusu kurup bekleme yeridir.”
Cehennem, pusuda düşmanı gözetleyen bir savaşçı gibi tasvir edilmekte ve böylece günahkârlar âhirette kendilerini bekleyen büyük tehlike konusunda uyarılmaktadır.
40- “Kuşkusuz biz insanın önceden yapıp ettiklerini karşısında göreceği ve inkârcının, ‘Keşke toprak olsaydım!’ diyerek dövüneceği gün gerçekleşecek olan yakın bir azaba karşı sizi uyardık.”
O gün, baktığınızda karşınızda göreceğiniz şey, bu dünyadayken oraya gönderdikleriniz, yani kendi imanınız ve amelinizdir. O gün, inançsızların toprak olmayı insan olmaya yeğleyecekleri dehşetli bir gün olacaktır.
ABESE SÛRESİ
33- “Kulakları sağır eden o ses geldiğinde.”
34/36- “İşte o gün kişi kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçar.”
Kıyamet gününde evrende meydana gelecek olan olaylar korkunç sesler çıkaracağı için ona 33. âyette “sâhha” adı verilmiştir.
O gün geldiğinde aralarında akrabalık bağı bulunanların birbirinden kaçışının sebebi çeşitli şekillerde izah edilmiştir:
a) Kıyamet olayları herkesi dehşete düşüreceği için o ortamda insanların birbirini düşünmeleri mümkün değildir; herkes kendi başının derdine düşer.
b) Akrabalıktan doğan hakların isteneceği endişesiyle insanlar birbirinden kaçarlar.
c) Kişi, akrabaları onun içinde bulunduğu sıkıntılı durumu görmesin diye onlardan kaçar.
d) İnsan, akrabasının içinde bulunduğu kötü durumu görmesine rağmen onlara yardım edemeyeceğini ve başlarına gelenlere engel olamayacağını bildiği için kaçar.
TEKVÎR SÛRESİ
1-4 “Güneş dürülüp karardığında; Yıldızlar dökülüp söndüğünde; dağlar sökülüp yürütüldüğünde; doğuracak develer başı boş bırakıldığında.”
Gebelik süresi 10 ayını doldurmuş; fakat henüz doğurmamış olan develeri Arap toplumu en değerli mal olarak görürdü.
Temsilî olarak kıyametin şiddetiyle karşılaşan insanın, böylesine değerli mallarına dahi ilgi göstermeyeceğini ifade eder.
5-“Yabani hayvanlar toplanıp bir araya getirildiğinde.”
Ya kıyametin şiddetinden dolayı yabani hayvanların bile deliklerinden ve yuvalarından fırlayıp birbirlerinden ve insanlardan korkmadan dehşet içinde bir araya toplanmaları veya bu büyük felâketin tesiriyle kitleler halinde ölmeleri, cesetlerinin üst üste yığılması hususuna işaret edilmektedir.
“Yabani hayvanların birbirlerinden haklarını almak üzere bir araya toplanması” anlamına geldiğini söyleyenler de vardır.
6-“Denizler kaynatıldığında.”
Denizlerin kaynatılması, şiddetli sarsıntı neticesinde yerkürede meydana gelecek olan derin çatlaklardan dışarı........
© Diyanet Haber
