Kuzey Kıbrıs'ta turizm yapanlar neden turizm siyasetine güvenmiyor?
Kuzey Kıbrıs'ta turizm yapanla, turizm siyaseti yapan arasındaki makas hiç bu kadar açılmamıştı. Sahada konuşuyorum; büyük otel de şikayetçi, küçük otel de, acenteci de tur operatörü de restorancı da.
Herkesin ortak cümlesi aynı: "Ülkeye yatırım yapıyoruz ama bizi yönetenlerin turizm siyasetine güvenmiyoruz." Haksız değiller. 2016-2019 arasında müsteşarken kurduğumuz sistemin mantığı çok netti: Risk paylaşımı. Getirdiğin her turist için kademeli olarak 35 Euro'dan başlayıp 90-110 Euro'ya kadar kişi başı teşvik. Şartlar belliydi: En az 12 sefer, en az ` doluluk veya sefer başı 108 turist, en az 7 gece konaklama, 3. slot zorunluluğu. Uçağı dolduramazsan para yoktu. Kapalı grupta, kongre ve seminerde 750 kişiyi aşarsan gece şartı aranmadan 50 Euro joker madde. Bu sistem Win-win idi ama turist getiriyordu. Almanya'dan kışın bin charter iniyordu. 2018'de turizm geliri 960 milyon dolara çıkıp rekor kırmıştı.
Bugün gelinen nokta nasıl?
Bugün geldiğimiz nokta ise tam bir illüzyon. 2024'te Ercan ve deniz kapılarından giren 2 milyon 208 bin 855 kişi "turist" diye açıklanıyor. Oysa Turizm Planlama Dairesi'nin otel konaklama verisi ortada: Otelde kalan gerçek turist bir milyon 297 bin 948 kişi. Yani gelenin sadece Y'u turist. Geri kalanı öğrenci, işçi, görevli, memur. Özellikle 2024 istatistiklerini belirtiyorum çünkü 2025 istatistikleri Bakanlığın sitesi açılmadığından dolayı alamıyorum. TC'den gelen 1 milyon 865 bin kişinin E'i otelde hiç........
