BİR HARFTE TEVHİDİ KORUMAK
Daha ilk harfinde insanı durduruyor.
Bediüzzaman Hazretleri, Kızıl Îcâz’da tercihini açıkça koyuyor:
“El-bâü lil-musâhabeti lâ lil-istiâneti.”
“Bâ, musâhabe içindir; istiâne için değildir.”
Biraz yaklaşınca akide.
Çünkü bâ harfinin bu bahis açısından dört mühim mânası var:
Düğüm, musâhabe ile istiâne arasında.
Bir şeyi vasıta edinme.
İstiâne Kur’ânî bir mânadır.
“Yalnız Senden yardım isteriz.”
Yardımın mutlak mercii Allah.
Besmele’nin bâ’sına gelince daha hassas bir failiyet hesabı başlıyor.
“Ketebtü bil-kalemi.”
Bu anlayışı herhangi bir kayıt koymadan Besmele’ye taşıdığınız anda ince bir mahzur beliriyor.
Allah ona yardım ediyor.
Böyle bir okuma, insanı fiilin merkezine yerleştirebilir.
Kudret-i İlâhiyeyi de o işin tamamlanmasına destek veren bir kuvvet gibi........
