ERDOĞAN ATEŞ ÇEMBERİNDE YÜRÜRKEN, SİZ NE YAPIYORDUNUZ?
Türkiye sıradan günlerden geçmiyor.
Dışarıda savaşlar, bölgesel hesaplaşmalar, ekonomik mücadeleler, Türkiye’yi çevreleyen jeopolitik tehditler…
İçeride hayat pahalılığı, ekonomik sıkıntılar, terörle mücadele, siyasi gerilimler ve toplumsal beklentiler…
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bütün bu ateş çemberinin ortasında, içeride ve dışarıda hassas dengeleri gözeterek devletin ve milletin yükünü omuzlamaya çalışırken; siyasette, bürokraside veya devlet çevresinde bulunan bazı insanların kendi kişisel bekalarının ve servetlerinin peşine düşmüş olmalarını anlamakta gerçekten zorlanıyorum.
Hele bir de son dönemde tartışılan fonlar üzerinden üç-beş ay gibi akıl almaz derecede kısa sürelerde servetine servet katmaya çalışanlar varsa, onlara sormak gerekiyor:
Hiç mi aklınıza gelmedi?
Milyonlarca liranın birkaç ay içerisinde katlandığı, bazı fonların ve hisselerin olağan ekonomik ölçülerle açıklanması giderek zorlaşan kazançlar ürettiği bir sistemin bir gün duvara çarpabileceğini hiç mi hesap etmediniz?
Bunun bir kumpas olabileceği ihtimali hiç mi aklınıza gelmedi?
Ben bugün kesin hüküm vermiyorum. Kimin suçlu olduğuna mahkemeler karar verir. Kimin hangi işlemi yaptığı, hangi bilgiyi kullandığı, kimin kimlerle irtibat kurduğu soruşturma ve yargılama sonucunda ortaya çıkar.
Ama siyasi akıl başka bir şeydir.
Devlet sorumluluğu başka bir şeydir.
Bir siyasetçi veya üst düzey bürokrat, önüne konulan paranın sadece miktarına bakamaz. O paranın nereden........
