DEVLET BAHÇELİ
Devlet Bahçeli, adıyla dahi “devleti bir bahçe gibi koruma” fikrini çağrıştırıyor. Fakat bu çağrışımın asıl anlamı, kelimelerin oluşturduğu hoş bir tesadüften çok, onun siyaset anlayışında devlete yüklediği merkezi rolde belirginleşiyor.
Bahçe köksüz olmaz; devlet de tarihinden koparılamaz. Çünkü devlet yalnızca bugünün kurumlarından, sınırlarından ve idari mekanizmalarından ibaret değildir. Geçmişten devralınan tarihî hafızanın, ortak aidiyetlerin ve gelecek nesillere karşı duyulan sorumluluğun süreklilik kazanmış hâlidir. Bu anlayışta devlet, her siyasi dönemde yeniden kurulacak geçici bir düzen değil; kuşaklar arasında taşınan büyük bir emanettir.
Bahçe hudutsuz olmaz; devlet de egemenlik sınırlarından vazgeçemez. Egemenlik, yalnızca harita üzerindeki sınırların korunması anlamına gelmez. Bir milletin kendi geleceği hakkında kendi iradesiyle karar verebilmesi, bağımsızlığını muhafaza edebilmesi ve dışarıdan dayatılan iradeler karşısında kendi istikametini tayin edebilmesidir.
Bahçe bakımsız bırakılmaz; devlet de sahipsiz bırakılamaz. Devletin güçlü olması ise yalnızca otoritesinin kuvvetli olması değildir. Kurumlarının işlemesi, hukukunun güven vermesi, toplumsal düzenin korunması ve........
