KÜLTÜR AÇIĞI VE KÜLTÜR ŞOKU ARASINDA
Şoklar ve krizler çağının en büyük mağdurları ne yazık çocuklar ve gençler oluyor.
Hiçbir şeyin kök salmasına fırsat vermeyen hız, adeta bir gelenek katili gibi davranıyor.
Bir “kültür açığı” olarak, maddi kültür ile manevi kültür arasındaki mesafe fersah fersah uzamış durumda.
Teknolojinin baş döndüren hızıyla üretilen yeni araçlar, hazmı zor olduğu için ve uzun zamanlar gerektirdiği için sürekli ve ardı ardına şok dalgaları şeklinde çarpıyor, genç ve henüz olgunlaşmamış zihinlere.
Yetişkinlerin çaresizliği ise apayrı.
Bir “dijital yabancı” olarak yakalandılar bu çağa.
Dili, jargonu bir tarafa, yabancısı oldukları teknolojik cihazlar ve adeta sonsuza açılan dijital pencerelerinin gösterdiği manzaraya çok yabancılar.
Çocuklarının dünyasına her dönemde yabancıydı anne-babalar.
Kuşak farkı denip geçiliyordu çoğu zaman.
Daha eskilerde çocuk, genç gibi kategoriler çok silikti zaten.
Bir anda büyümek ve savaşmak ya da tarlada çalışmak gerekiyordu nihayetinde.
Şimdi işler çok değişti.
“Ben çektim........
