TİCARET
Hayat bütünüyle alışverişten ibarettir. Alışverişlerimizi özelde ticaretimizi düzeltirsek hayatı güzelleştiririz. Bu durum, zübde-i kâinat olan insanın için geçerli olduğu gibi bütün kâinat için de geçerlidir. Vücudumuzun organları arasındaki alış verişlerde tedarik zincirleri koparsa sistem arıza verecektir. Organlar arasındaki ilişki tamamen kopması durumunda dünya emaneti sona ermiş olur. Dünyada ve kâinatta da sistem, insan gibi kendisini oluşturan ana unsurların alış verişi ve birbiriyle ilişkisi üzerine kuruludur. Hava, su ve toprak arasındaki ilişki bozulduğunda seller, fırtınalar, kuraklık, açlık ve yoksulluk dünyayı yaşanamaz hale getirecektir.
Dünyanın tabii gidişatına müdahale yetkisi insana verilmiştir. İnsan dışında hiçbir canlı haddini aşarak dünyanın dengesini değiştirecek, bozacak bir yeteneğe sahip değildir. O yüzden insan imtihanın bir parçası olarak kendisine lütfedilen bütün nimetlerin dengesini gözetmek zorundadır. Yaratanın hakkını ve hukukunu gözetirken yaratılmışların da hakkını hukukunu korumak zorundadır.
İnsan üretirken, tüketirken, alırken satarken hak hukuk ve adalet çerçevesinde hareket etmelidir. Üretirken havanın, suyun, toprağın hukuku korunurken insanın hakkı ve hukuku korunursa uzun yıllar bereket ve huzur garanti edilir. Aynı şey tüketenler........
